Astropay Kartın Sağladığı Kolaylıklar Nelerdir

1- Kişisel bilgilerinizi paylaşmadan alışveriş yapmanıza imkan sağlar. Kişisel bilgilerin güvenliğini sağlamış olursunuz.
2- Astropay kartta; kart aidatı, kart iptal ettirme gibi sorunlarla uğraşmazsınız.
3- Astropay kart kullanarak paranız kadar harcama yapar ay sonu ekstre şoku yaşamazsınız.
4- Astropay kart ödemeniz karşıya anlık olarak gerçekleşir. Hızlı ve güvenilir alışveriş yapmış olursunuz.
5- Astropay kart ile dünyanın farklı noktalarında binlerce mağazadan alışveriş yapmanıza kolaylık sağlar.
6- Astropay kart kullanarak kredi kartına ihtiyaç duymadan para harcamanıza imkan sağlar.
7 -Astropay kartı 1 yıl boyunca kullanabilirsiniz. Tek kullanımlık bir kart değildir. Dilediğiniz kadar harcama yapabilirsiniz. Yıl sonunda kart otomatik iptal olacağı için mutlaka kartınızı tüketmeye bakın. İptal olan kartın yeniden üretilmesi paranızın iadesi söz konusu değildir. Yılın sonunda yeniden astropay kart almak zorundasıınız.

Astropay Kart Neden Güvenilir?

Astropay Kart Neden Güvenilir?2008 yılında ekonomi dünyasına merhaba diyen Astropay bugün dünyanın en popüler ön ödemeli para harcama yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. 16 haneli dijital rakamlardan ibaret olan astropay kart bugün kredi kartlarından sonra en çok kullanılan para harcama yöntemidir. İnternet dünyasında kişisel bilgilerinizi deşifre etmeden para harcamanıza neden olur.

Astropay kart günümüzün en güvenilir evrensel ödeme sistemidir. Çin, Türkiye başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde bugün elektronik ödeme yöntemi olarak Astropay kullanılmaya başlandı. Bu kartın bu kadar popüler olmasının nedeni hiç kuşkusuz güvenilir olmasıdır.

Astropay kartı popüler yapan özellikleri şunlardır:
1- Astropay kart için kart ücreti ödemenize gerek yoktur.
2- Ödeme onaylanması anlık gerçekleşir zaman kaybetmezsiniz.
3- Bakiye bitince kendiliğinden iptal olur. Kredi kartlarını iptal etmek için bir sürü dil dökmeniz gerekebilir. Bu kartları iptal etmek için birisi ile muhatap olmanıza gerek yoktur.
4- Kredi kartın ihtiyaç duymadan internet dünyasında güvenilir ve hızlı bir şekilde para harcayabilirsiniz.
5- İnternet gibi bir sürü dolandırıcının gezdiği ortamda adınız, soy adınız, iletişim bilgileriniz 3.şahısların eline geçmesinin önüne geçmiş olursunuz.
6- Kolay hızlı ve güvenilir alışveriş yapmanıza imkan sağlar.
7- Kart bilgilerini birisi ile paylaşmadığınız sürece sizin dışınızda kimse bu kartı kullanamaz.
8- İnternet dünyasında bir çok oyun kanalında geçerli olan para harcama yöntemidir.
9- Ödediğiniz miktar kadar para karta yüklenir.
10- Bakiyenizi tek seferde harcamak zorunda değilsiniz. Harcamak istediğiniz miktar kadar harcarsınız. Kartınızı 1 yıl içinde harcamak zorundasınız. 1 yılın sonunda kart otomatik olarak kendini imha eder. O yüzden bakiyenizin kaybolmaması için kartı 1 yıl içinde harcamanız gerekir.

Astropay fiyatları dolar olarak yüklenir. Dolar fiyatındaki dalgalanmalardan dolayı sürekli fiyatları değişmektedir. Canlı destek hattına bağlanıp güncel Astropay fiyatlarını öğrenebilirsiniz. Astropay almak için güncel banka hesap numaralarımızı öğrenebilirsiniz. Alışveriş sonunda size 16 haneli kod son kullanma tarihi ve güvenlik kodu verilir. Alışveriş yaptığınız yere bu bilgileri girerek güvenli ve hızlı alışveriş yapabilirsiniz.

Astropay Kart Güvenilir Mi?

Astropay Kart Güvenilir Mi?Bugün dünyada en güvenilir para harcama yöntemi nedir denildiğinde herkesin ortak cevabı Astropay kart kullanımıdır. Kredi kartı kadar kullanımı yaygın hale gelen Astropay kartlar 2008 yılından bu yana internet dünyasında güvenilir alışveriş yapmak isteyenlere hizmet veriyor.

Astropay kartı güvenilir kılan en önemli unsur kişisel bilgilerinizi paylaşmadan internet dünyasında alışveriş yapmanıza imkan sağlamasıdır. Adres, kredi kartı bilgileri, isim soy isim gibi birçok bilginizi paylaşmadan internet dünyasında alışveriş yapmanız mümkün değildir. Astropay tüm bu bilgileri paylaşmadan harcamalar yapmanıza imkan sağlar.

Astropay güvenilir bir alışveriş sistemidir. Maalesef her sistemde olduğu gibi bu sistemi kullanarak da insanları dolandırmak isteyen insanlar var. Bu insanlara karşı uyanık olmamız gerekir. Sistemin açıklarını kullanarak, kişilerin dikkatsizliğini ve cahilliğini kullanarak dolandırıcılık yapmak isteyen bir çok paravan firmalar vardır. Bu firmalara karşı uyanık olmalıyız.

Astropay konusunda dolandırılmak istemiyorsanız yapacağınız ilk işlem o günkü dolar kuruna bakmalısınız. Dolar kurunun 3,82 olduğu bir günde 10 dolar 38.2 liradır. Size 38 liranın altında fiyat veren firmalara itibar etmeyin. Çünkü kartınıza zaten 38 lira yüklenecektir. Bu firmanın komisyonu ve KDV ödemesi olacaktır. Bu yüzden 38 liranın üstünde bir kart ücreti olması gerekir.

İkinci işlem ise astropay firmasını araştırmalısınız. Firma hakkında daha önceden şikayet konusu olup olmadığını şikayetim var.com gibi sitelerden takip edebilirsiniz. Firma kaç yıllık bir firmadır, firma hakkında görüş ve yorumları okumalısınız. Uzun süredir hizmet veren, köklü, güvenilir, referansı kuvvetli olan firmaları tercih etmelisiniz.

Astropay alırken firmanın kodu çevrimiçi muhabbet esnasında vermesine müsaade etmeyin. Cep telefonunuza mesaj ile gelmesini sağlayın. İnternet dünyasındaki açıklar firmanın konuşma kayıtlarına ulaşan korsanların sizin kart bilginizi alıp kartınızı harcamasına neden olabilir. Bu tip mağduriyetler yaşamamak adına kart şifrelerin cep telefonunuza mesajla gelmesini isteyin.

Astropay kart bilgilerini hiçbir sebeple birisi ile paylaşmayın. Alışveriş yaptığınız yere sayıları manüel olarak vermeyin. Astropay ile ödeme butonu olan yerlerden alışveriş yapın. Sayıları birisi ile paylaştığınız anda kartınızın güvenirlik durumu ortadan kalkacaktır.

Astropay Kart Nasıl Temin Edilir?

Astropay Kart Nasıl Temin Edilir?Astropay ön ödemeli bir karttır. Sanal kredi kartları gibi hizmet veren dijital rakamlardan ibaret olan kolay ve hızlı alışveriş yapmaya imkan sağlayan çok yaygın bir evrensel ödeme sistemidir. Bugün Çin başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde aktif olarak bu para yatırma yöntemi kullanılıyor.

İnsanlar neden böyle bir ödeme yöntemine ihtiyaç duymuşlar sorusu ilk akla gelen sorulardan birisidir. İnternet dünyasında çoğalan dolandırılmalar insanların internette alışveriş yaparken güven duygusunu zedeledi. Bugün birçok insan internette kişisel bilgilerini paylaşmak istemiyor. Kişisel bilgileriniz birinin eline geçtiği zaman sizin için çok sakıncalı durumlar oluşabiliyor. Bugün binlerce insan kredi kart dolandırıcılarının ağına düşüyor.

Astropay kart temini oldukça kolaydır. Bugün internette binlerce Astropay Kart satan site bulabilirsiniz. Bu sitelerin bir çoğu karavan sitedir. Hayali bir firmadır. Amaçları size ucuz Astropay kart sattığını iddia edip size hizmet vermeden paranızı almaktır. Bu yüzden Astropay alacağınız firmayı iyi seçmelisiniz. Astropay kartla alışveriş yapmak son derece güvenilirdir. Fakat bu kartları alacağınız firmalar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Birçok firma ödeme aldığı halde kart bilgilerini göndermemekte ya da yanlış bilgiler vererek insanların zaaflarından ve hatalarından faydalanmaktadır.

Astropay Kart TeminAstropay kart satın almak için güvenilir firma seçtikten sonra müşteri hizmetlerine bağlanıp güncel Astropay kart fiyatlarını ve ödeme yapmak için banka hesap numaralarını alabilirsiniz. Ödemeyi havale ile geçip açıklama kısmına kullandığınız aktif telefon numarasını girerek müşteri temsilcisine ödeme yaptığınızı ve telefon numaranızı veriyorsunuz. Müşteri temsilcisi ödemeyi kontrol edip pin kodunuzu cep telefonunuza kısa mesajla gönderiyor. Mesajda size bakiye miktarı, 16 haneli dijital kod, son kullanma tarihi ve cvc güvenlik kodu gelir. Sizde bu 4 bilgiyi harcama yapacağınız sitenin elektronik ödeme bölümündeki astropay ile ödeme bölümüne girip bilgileri girip onay vermeniz durumunda ödemeniz alışveriş yaptığınız kanala anlık olarak düşecektir.

Astropay kartlarının ömrünün 1 yıl olduğunu unutmayın. Bu süre içinde kartınızı mutlaka harcamalısınız. Yıl sonunda kartınız iptal olacağı için kartın içindeki bakiyede yanacaktır.

Yağ Yakan Besin Gurupları

Kilo almak ve vermek vücudun metabolizması ile alakalıdır. Besinlerden aldığımız enerji miktarını gün boyunca tüketemiyor isek kilo almamız kaçınılmazdır. Bu anlamda sağlıklı bir vücuda sahip olmak için vücudumuzun ihtiyacı kadar olan enerjiyi almak gerekir. Beslenme sonrası mutlaka elde edilen enerjiyi harcamak gerekir.

Halk arasında Arnavut biberi olarak bilinen kırmızı biber metabolizmayı hızlandırır ve hızlı yağ yakmanızı sağlar. Damarlarda biriken kötü yağın vücuttan atılmasında oldukça etkilidir.
Bitki çaylarının vazgeçilmezlerinden olan zencefil damarlarınızın genişlemesini sağlar. Böylece hızlı bir kan akışına sahip olursunuz. Bu da metabolizmanızın çok hızlı çalışmasına vücudun hızlı yağ yakmasına yardımcı olur.

Kandaki kolesterol dengesini düşüren zeytinyağı yağ yakmanın vazgeçilmezidir. Yeşil çaylar vücuttaki EGCG bileşenlerini dengede tutar. B12 vitamin bakımından zengin olan yumurta ile yağlar hızlıca çözülür ve metabolizma hızı yükselir. Balıklar Omega 3 bakımından oldukça zengindir. Özellikle somon balığı leptin hormonunu tetikler ve hızlı kalori yakmanızı sağlar.

İnsülin dengesini düzenleyen sarımsak tokluk hissi sürenizi uzatır. Antioksidan bakımından zengin olan sarımsak vücudun dengesini korumada bağışıklık sistemini güçlendirmede çok etkilidir. Lifli bir besin olan yulaf kan şekerindeki dalgalanmaları düzenler. Kalp krizlerinin önlenmesinde oldukça etkilidir.

Yağ yakan besinleri tek başına kullanmak vücudun dengesini sağlamakta yeterli değildir. Kişinin mutlaka enerji harcaması spor yapması gerekir. Bu besin gurupları vücudun çalışma temposunu artırır. Bu yüzden sadece bu besinleri tüketerek zayıflamayı beklemek doğru değildir. Yeterli ve dengeli beslenmek, spor yapmak, besin değeri yüksek enerji veren besinlerden uzak durmak gerekir. Hamburger, cips, kola, tatlı gibi enerji seviyesi yüksek besinlerden uzak durmak bu besinler yerine salata tarzı hafif beslenmeyi tercih etmelisiniz. Dengeli ve düzenli beslenmeye çalışın. Aşırı yağlı besinlerden uzak durun.

Tansiyon Yüksekliği ve Tedavisi

Tansiyon Yüksekliği ve TedavisiTansiyonun kişinin yaşına göre normal değerin üzerinde olmasına halk arasında yüksek tansiyon denir. Tıp dilinde hipertansiyon olarak adlandırılan rahatsızlık bir çok hastalığın habercisi olarak bilinir.

Kalbin sol bölümünde büyüme, böbrek hastalıklarında, damar sertliği durumunda, kan hücrelerinin çoğalması durumunda, şişmanlıkta, iç salgı bezi hastalıklarında kan basıncı artar ve tansiyonda yükselmeler görülür.

Tansiyon yükselmesi durumunda kişide yorgunluk, sinirlenmeler, çarpıntılar, baş dönmesi, uyuyamama durumları, baş ağrısı görüşür. Tansiyonu normal düzeye indirmek amacıyla doktor kontrolünde reçeteler uygulanır.

Dört bardak su içine 20 gram çilek kökü koyarak haşlanır. Haşlanan karışım iyice süzülür. Süzülen karışım günde 3 kere birer kahve fincanı şeklinde içilmesi tavsiye edilir. Tansiyonu düşürmek için bir çok kulaktan duyma sağlıksız yöntemler uygulanır. Bu durum ciddi sağlık sorunu yaşamanıza neden olabilir.

Tansiyon yüksekliğinde kişi en yakın sağlık kurumuna gitmelidir. Tansiyon durumu sürekli takip edilmelidir. Tansiyonun sürekli yüksek olması başka rahatsızlıkların da habercisi olabilir. Bu anlamda kişi ciddi sağlık kontrolünden geçmelidir.

Sindirim Sistemi Bozukluğu ve Tedavisi

Sindirim Sistemi Bozukluğu ve TedavisiSinirlerin sürekli gergin olması ve karaciğer rahatsızlıkları sindirim sisteminde bozuklukların oluşmasına neden olur. Vücuttaki büyün salgı bezler mide ve karaciğeri olumsuz etkiler. Karaciğere dokunan besinlerin sürekli tüketilmesi sindirim sisteminin bozulmasına zemin hazırlar.

Sindirim sisteminde oluşan rahatsızlıklar şu şekilde tespit edilir:
1-Yemek yemeye başladıktan kısa bir süre sonra midede yanmalar meydana gelir.
2-Yemek yedikten sonra kısa bir süre sonra mide iltihabı görülür.
3-Yemek yedikten saat sonra mide ülseri görülür.

Sindirim sistemi rahatsızlıkları için şu tavsiyelere uymalısınız:
1-Yemeğe çiğ salata ile başlamalısınız. Taze meyve tüketmelisiniz.
2-Sofradan tıka basa doyarak değil az aç kalkmalısınız.
3-Yemekten sonra bolca sıvı tüketmelisiniz.
4-Çok sıcak ve çok soğuk besinler tüketmeyiniz.
5-Yemek yeme saatleriniz her gün rutin saatlerde ve belli aralıkta olmalıdır.
6-Yemekten sonra mutlaka 1 saat istirahat etmelisiniz.

4 bardak suya 1 tane kereviz kökü koyarak bu 10 dakika kaynatılıp yemekten sonra 2 çorba kaşığı içilmesi sindirim sistemi bozukluklarına iyi gelecektir.

Uykusuzluk İçin Doğal Çözümler

Uyku insanı zihinde ve dinç tutar. Uykusuz geçen bir sabahın ardından o günümüz perişan olur. İşte tam performansla çalışamayız. Dikkatimizi yaptığımız işlere yoğunlaştıramayız. Uykusuzluğun temelinde genellikle stres yatar. Gün boyu stresli işlerde çalışanlar gece olduğu zaman uyuyamazlar.

Stres kaynaklı uykusuzluklarda genelde kimyasal yatıştırıcı ilaçlar ve sakinleştiriciler kullanılır. Bu ilaçlar uyku düzenini sağlamasının yanında bir çok zararlı yan etkileri vardır. Kilo almak, alerjik reaksiyonlar, mide rahatsızlıkları stres kaynaklı kullanılan kimyasal ilaçların bazı yan etkileridir. Bu anlamda uykusuzluk için bitki çaylarının kullanılması tavsiye edilir. Bitki çayları sağlıklı olmasının yanında vücuda herhangi bir yan etkisi olmaması sebebi ile çok tercih edilir. Bitkisel ilaçlar kimyasal ilaçlar gibi bağımlılık yapmaz.

Uykusuzluk için en sık kullanılan bitkisel ilaçlar şunlardır:
1-Kedi otu: Uykusuzluk probleminin giderilmesinde kedi otu çok etkilidir. Birçok aktarda rahatça bulacağınız kedi otunu kaynatıp içmek size büyük rahatlık verecektir. Gevşemenizi ve deliksiz bir uyku çekmenizi sağlayacaktır. Kedi otu ülkemizde özellikle deniz kıyı bölgelerinde Akdeniz bölgesinde görülür.
2- Melisa çayı: Evde kolay yapılabilen melisa çayı rahat uyku çekmenizi sağlayacak oldukça sağlıklı bir bitkidir. Melisa çayına halk arasında oğul otu da deniz. Yapraklarının kaynatılıp içilmesi ile stres, huzursuzluk, gerginlik gibi durumların düzeltilmesinde uykusuzluğun giderilmesinde oldukça etkilidir.
Melisa çayını gün aşırı içebilirsiniz. Bağımlılık yapmaz.

Dukan Diyeti Nedir

Dukan Diyeti NedirDukan diyetinin tarihi bundan 30 yıl öncesine dayanır. Dukan diyetinde amaç vücudun protein dengesini sağlamaktır. Dukan diyeti 4 aşamalı bir süreçtir. Atak, normal seyir, takviye ve istikrar başlıca aşamalarıdır.
1- Atak Aşaması: Bu aşamada sığır eti, yağsız dana eti, tavuk, hindi, balık, kabuklu deniz ürünleri, yumurta ve yağsız süt tüketilir.
2- Normal Seyir Aşaması: Bu aşama 5 günlük devrelerden oluşur. Bu süreçte proteinli ve proteinsiz nişastalı sebzeler tüketilir.
3- Takviye Aşaması: Bir porsiyon meyve tabağı, iki dilim buğday ekmeği, yağsız beyaz peynir tüketilir. Nişastalı gıdaları haftanın 2 günü kaçamak şeklinde tüketebilirsiniz.
4- İstikrar: Bu aşamada sadece proteinli besinler tüketilir. Haftada 1 gün dışarıda yemek yiyebilirsiniz.

Dukan diyetinin en büyük avantajı aç kalmadan hızlı kilo kaybı yaşarsınız. Diğer diyet programlarında yoğun egzersiz yapmanız gerekirken dukan diyetinde böyle bir şeye ihtiyaç duymazsınız.

Dukan diyetinin en büyük dezavantajı nefesinizde kötü kokuların oluşması ve tüm gıdalarla ilişkinizin kesilmesidir. İlk aşamada kişide halsizlik ve uyuşukluk durumları görülebilir. Takviye aşamasına ulaşmak bazen aylarca zamanınızı alabilir. Beslenme eksikliği ve yetersiz lif tüketimi kişilerde kabızlık sorununa neden olabilir. Bu diyet bazı kanser türlerini tetikleyebilir. Doktor kontrolünde yapılması gereken bir diyettir. Uzun süren protein diyetleri ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Vücudun protein mekanizmasının çalışma düzeni aksayabilir.

Öksürük ve Tedavisi

ÖksürükGöğüs, boğaz ve karın boşluğunda meydana gelen öksürükler genelde 3 gurupta toplanır.
1- Kuru Öksürük: Nezle boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, aşırı sigara kullanımı, sindirim sistemindeki bozukluklar, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp rahatsızlıkları, ses tellerinin hastalanması ile kuru öksürükler görülür.
2-Nöbet Öksürükleri: Boğmaca, ciğer şişmesi, gırtlağın ve hava borusunun tahriş olması, astım gibi durumlar nöbet öksürüklerinin görülmesine neden olur. Bu öksürükte kişi çok az balgam görür.
3-Balgamlı Öksürük: Hastada harıltılar görülür. Hasta balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte oldukça zorlanır. Bronşit, astım, sinüs iltihabı, kalp hastalıkları, ve tüberkülozun işareti olarak balgamlı öksürükler görülür. İhmal edilmemesi gereken öksürük çeşididir. Kişi mutlaka doktora görünmelidir.

Öksürük tedavisi için bir bardak şalgam suyuna 2 tatlı kaşığı süzme bal konur. Karışım 5 dakika kaynatıldıktan sonra sıcak olarak içilir. Bu tedavi 1 hafta boyunca günde en az 2 defa uygulanmalıdır.
Öksürükler büyük hastalıkların habercisi olabilir. Bu anlamda öksürük durumunda mutlaka uzman doktora gidilmesi gerekir.

Mide Bulantısı ve Tedavisi

Mide Bulantısı ve TedavisiGünümüzde insanların en çok şikayet ettiği sağlık sorunlarından birisi mide bulantısıdır. Midemiz son derece hassastır. Beslenirken yapılan yanlışlar mide bulantısına neden olabilir. Mide bulantısı bir çok hastalığın ve rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan bir durumdur. Bu anlamda mide bulantı nedeni uzman tarafından bulunup uygun tedavi yöntemi uygulanması gerekir.

Midede hissedilen ve insana kusma duygusu veren hale mide bulantısı denir. Mide bulantısının bir çok nedeni vardır. Yemeklerin mide ve bağırsakta normal biçimde hazmedilememesi, mide, bağırsak, safra kesesi,karın zarı, böbreklerde görülen iltihaplanmalar, sigara ve alkol tiryakiliği, sinir bozukluğu mide bulantısına neden olabilir.

Mide bulantısı 2 gün içinde geçmezse kişi mutlaka doktora başvurması gerekir. Hamile kadınlarda mide bulantısı sıklıkla görülür. Gebeliğin vermiş olduğu mide bulantıları normal karşılanmalıdır.

Mide bulantısı için 4 bardak su içine 1 çorba kaşığı nane konur. Karışımın içine orta boy limon kabuğu konulup 10 dakika kaynatılır. Kaynayan karışım iyice süzüldükten sonra her gün1 çay bardağı tüketilmesi mide bulantısına iyi gelmektedir.

Kolera ve Tedavisi

KoleraKolera hastalığı kolera vibriyonu denilen bir mikrobun neden olduğu tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalık türüdür. Kolera daha çok su kanalizasyon, tuvaletlerin sağlıksız olması durumunda görülen bir hastalıktır. Kolera mikrobu genelde lağım yolu ile içme suyuna karışır ve salgın haline gelir.

Kolera hasta dışkısı ve kusmuğu ile de bulaşabilir. Bu anlamda kolera hastası iyice karantinaya alınmalıdır. Hastalık geçinceye kadar ziyaretçi kabul edilmemesi hastalığın yayılmaması açısından oldukça önemlidir. Kolera mikrobu bulaşmış yiyeceklerde hastalığın yayılmasına neden olur.

Koleradan korunmak için meyve sebze bahçelerinin lağım sularından uzak tutulması gerekir. Lağım sularının içme suyuna karışması engellenmelidir. Tuvaletlerin temizliğine ve hijyenine dikkat edilmelidir. Besinler bol su ile yıkanmalıdır. Yiyeceklerin üzerine sinek konması engellenmelidir. Yemek öncesi ellerin iyi yıkanması gerekir.Tuvaletlerden çıktıktan sonra ellerin bol sabun ile yıkanması ve kurulanması gerekir.

Kolera ciddi bir hastalıktır. Salgın olması durumunda binlerce insan hayatını kaybedebilir. Bunun örneklerini tarihte yaşadık. Bu yüzden herkesin el birliği ile kolera mikrobu ile savaşması gerekir.

Kemik Veremi ve Tedavisi

Kemik Veremi ve TedavisiUzun kemik bölgesinin son kısmında kemik yapıcı kıkırdağın verem olması durumuna kemik veremi denir. Kemik veremi vücudun kalça, diz kapağı oynaklarında ve omurgalarda görülür.

Kemik vereminin nedeni veremin ikinci aşamasında verem basillerinin kan damarı aracılığı ile bütün vücudu çepeçevre sarmış olmasıdır. Kemik veremi hastalarında baş ve eklem ağrıları görülür.Kemik yapılarında yaralar ve delikler zamanla açılır. Ateş durumu da sürekli inip çıkar. Vakit geçirmeden tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Doktor tavsiyelerine kesinlikle harfiyen uyulması gerekir. Verdiği ilaçlar zamanında tam nizamlı olarak tüketilmelidir.

Kemik veremi için 4 barda su içine 2 tutam karabaş otu konur. Karışım 15 dakika boyunca kısık ateşte kaynatılır. Kaynayan karışım iyice süzülmeye konur. Suyun içine 1 su bardağı da pekmez konur. Karışım iyice karıştırılıp günde 3 kere bir çay bardağı içilir. Bu karışım 1 hafta boyunca tekrar edilip içilir.

Karaciğer Kanseri Nedir?

Karaciğer KanseriKaraciğer organında kötü huylu tümörlerin oluşmasına karaciğer kanseri denir. Tüm kanser türleri içinde en az rastlanan kanser türüdür. Erkeklerde kadınlara nazaran çok görülür. Kansere yakalanmış 100 kişiden 1 tanesi karaciğer kanseridir. Karaciğer içindeki safra bölgesinde kolanjiyokarsinom adı verilen tümörler karaciğer kanserine neden olur. Karaciğerde en sık görülen tümör çeşidi metastazlardır. Karaciğerde oluşan tümörler vücudun her bölgesine sıçrayabilir.

Karaciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir ?
Karaciğer kanserinde ilk dönemde herhangi bir belirti oluşmaz. Karaciğer kanseri karında oluşan şişkinlikler, ciltte oluşan sararmalar, kaşınmalar, karnın sağ üst kısmından sırta doğru vuran şiddetli ağrılar, ani kilo vermeler, uzun süren iştahsızlık durumları, yemeğin az tüketilmesine rağmen kişide oluşan şişkinlikler, geceleri ateşli terlemelerin gözükmesi, idrar renginde koyulaşma, doluk dışkılar belli başlı belirtileridir.

Karaciğer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir ?
HTC en yaygın görülen karaciğer kanseridir. Bu kanserin farklı tedavi yolları vardır. Hastaların en fazla fayda gördüğü tedavi yöntemi cerrahi tedavilerdir yani ameliyatlardır. Tümörler ameliyatla karaciğer içinden çıkartılır. Karaciğerin çok hasar görmesi durumunda kişiye karaciğer nakli yapılarak tedavi sürecine devam edilir. Cerrahi müdahaleyi kaldıramayacak vücutlar için kemoterapi ve radyoterapi yapılır.
Karaciğerde en sık görülen tümör metastazlardır. Bu tümör de tıpkı HTC gibi sesiz sedasız ilerler. Bu tümörlerde ilk tedavi yöntemi cerrahi operasyonlardır. Tedavi karaciğerdeki bu tümörün hangi organlara sıçradığı tespit edilerek yapılır.

Karaciğer ameliyatları en ağır ameliyat guruplarındandır. hasta bu ameliyattan sonra kendini toparlaması zaman alır. Hastanın karaciğer ameliyatı olabilmesi için sağlam bir bünyeye sahip olması gerekir. Bünyesi sağlam olmayan kişilere radyoterapi ve kemoterapi uygulanır. Hasta aşamalı olarak ameliyatlara girer. İlk aşamada tümörlerin bir bölümü karaciğerden temizlenir. Sonraki aşamada karaciğeri besleyen lob damarları takılır. Son aşamada bu lob ameliyatla çıkartılır. Bu tedavide amaç tümörlerin tamamen temizlenmesini sağlamaktır. Kanser teşhis edildiğinde tümör karaciğere iyice işlemişse kemoterapi uygulanır. Kemoterapi sonrası hasta yeniden değerlendirmeye alınıp gerekirse cerrahi operasyonlar yapılır.

İlkyardım nedir?

İlkyardım nedir?Kaza anında yaşamı tehlikeye giren bir kişiye sağlık görevlileri olay yerine gelinceye kadar kişinin hayatını kurtarmaya yönelik yapılan ilk müdahaleye ilk yardım denir. İlk yardımlar genelde ilaçsız yapılır ve hayat kurtarır. İlk yardımı yapacak kişinin mutlaka sağlık eğitimi konusunda eğitim almış olması gerekir.

İlkyardımın Amaçları Nelerdir?
1- Hayati tehlikeleri ortadan kaldıracak önlemlerin alınması
2- Yaşamsal fonksiyonu sağlayacak ilk müdahalenin yapılması
3- Hastanın durumunun kötüye gitmesinin engellenmesi
4- Hastanın iyileşme sürecini hızlandırmak

112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?
1- Sakinliği koruyarak aramayı başlatmalısınız.
2- Adres verirken çok bilindik yerlerin isminin verilmesi
3-Hasta adı ve olay iyice anlatılmalıdır.
4- Hasta sayısını ve hastanın durumunu bildirilmelidir.
5- Hastaya nasıl bir ilkyardım müdahalesinin uygulandığı anlatılmalıdır.
6- 112 hattındaki uzman telefonu kapatmadan kesinlikle telefon kapatılmamalı verilen talimatlara harfiyen uyulmalıdır.

İlkyardımcının müdahale ile ilgili öncelikli yapması gerekenler nelerdir?
1- Hastanın durumu değerlendirilir.
2- Hastanın korku ve endişeleri varsa bunlar giderilmeye çalışılır.
3- Hastaya müdahale edecek kişiler ayarlanır.
4- Hastada oluşan kırıklar yerinde müdahale ile düzeltilir.
5- Hasta daime sıcak tutulur.
6- Hastanın yarasını görüp psikolojisinin bozulması engellenmelidir.
7- Hasta hareket ettirmeden gerekli müdahaleler yapılmalıdır.
8- Hasta en uygun yollarla en yakın sağlık kuruluşuna taşınır.
9- Hasta çok ağır değilse hasta kesinlikle yerinden kıpırdatılmamalıdır.

İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?
1- İnsan vücudu ve sağlığı hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
2-Önce kendi can güvenliğini sağlamlı
3- Sakin, kendine güvenen ve pratik yapıda birisi olmalıdır.
4- Eldeki imkan ve olanakları iyi değerlendirmesini bilmelidir.
5- Olay anında hızlı ve doğru kararlar verebilmeli
6- Çevreyi iyi organize edebilen birisi olmalıdır.
7- İletişim becerisi iyi olmalıdır.

Gizli Kalp Hastalığı Nedir?

Gizli Kalp Hastalığı Nedir?Gizli kalp tıp dilinde sessiz kalp olarak bilinir. Kalp kasını besleyen koroner damalarında kan akışının azalması ile ortaya çıkar. Kişi yoğun efor sarf ettiği zaman sıkışma nefes alıp vermede zorlanma gibi durumlardan şikayet eder. Gizli kalpte koroner damarlarda darlıklar meydana getirir.65 Yaş üzerinde olan herkeste gizli kalp görülme olasılığı yüksektir.

Gizli Kalp Belirtileri Nelerdir?
1- Kişide görülen uzun süreli göğüs ağrıları
2- Kalp krizlerinin oluşması
3- Kalpte görülen ritimiz bozuklukları
4- Kalp çarpıntıları
5- Baş dönmeleri
6- Bayılmalar
7- Kalp yetmezlikleri

Gizli Kalp Durumunda Yapılması Gerekenler :
1- Gizli kalpte erken teşhis oldukça önemlidir.
2- Kişi hastanede kardiyoloji bölümüne gidip uzmandan destek almalıdır.
3- Efor testi yaptırıp kalbin 24 saatlik ritim ve çarpıntı durumu test edilmelidir.
4- Kişi sigarayı bırakmalı fazla kilolarından biran önce kurtulmalıdır.
5- Hasta düzenli olarak kontrollerini yapmalı doktorun verdiği reçeteye harfiyen uymalıdır.

Diz Kapağı Çıkması Nedir?

Diz Kapağı ÇıkmasıAğır işlerde çalışan kişilerde diz kapağı çıkması görülür. Vücudu tam gelişmemiş çocuklarda daha sık ortaya çıkar. Çocukların diz kapağındaki bağlar oldukça zayıf ve hassastır. Hassas ve zayıf olan bu bağlar en küçük zorlanmada çıkmalara neden olur.

Diz Kapağı Çıkması Kimlerde Görülür?
Sporla uğraşan kişilerde daha sık görülür. Kontrolsüz yapılan hareketler diz kapağı çıkmasına neden olur. Futbol, hentbol, halter gibi spor dalları ile uğraşanlarda daha çok görülür.

Diz Kapağının Çıkmasının Belirtileri Nelerdir?
En belirgin belirti diz kapağında görülen şiddetli ağrılardır. Diz kapağı hareket ettirildiğinde ağrı daha da artar. Bu yüzden diz kapağı çıkmalarına hemen müdahale etmek gerekir. Diz kapağının hareket yeteneğini kaybetmesi, diz kapağını hareket ettirmede zorlanma diz kapağı çıkmasının habercisidir.

Diz Kapağı Çıkması Tanısı ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Doktor diz kapağına elle temas ederek kontrol eder. Çatlak ve kırık olup olmadığı röntgen çekilerek anlaşılır. Uzman doktorun diz kapağını çıkan yere geri getirmesi ile ortadan kalkar.

Diş Ağrısı Nedir?

Diş AğrısıDiş çürümesi, diş minesinde aşınmaların olması, dişeti iltihaplanması ile diş ağrısı meydana gelir.

 

Diş Ağrısı  Sebepleri Nelerdir?
Diş çürümeleri, diş minesinde görülen erozyon, dişeti iltihapları, dişeti iltihapları diş ağrısına neden olur. Diş ağrısı dişlerde zonklama ve baş ağrısı ile kendini gösterir. Dişte apse bulunuyorsa kişinin yanağında şişlik görülür. Dişler sıcak ve soğuğa karşı son derece hassas bir yapıya kavuşur.

Diş Ağrısı Tedavi Yöntemleri?
Diş ağrısında dişlerin üstüne aspirin gibi ağrı kesici ilaçlar koymayın. Kimyasal yapılı bu ilaçlar dişetlerinizde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Dişetinde birikmiş yemek artıkları diş fırçalama ve diş ipi ile iyice temizlenmelidir. Yarım su bardağı tuzlu su ile ağzınızda gargara yapıp diş ağrısından kurtulabilirsiniz. Diş doktoruna gitmeden ağrı kesici alabilirsiniz. Dişeti iltihaplanmasında şişlik olan yere soğuk su kompresi uygulayabilirsiniz. Diş çürüklerinde ağrıyı azaltmak için dişinize karanfil koyabilirsiniz.

Burun Kırılması Nedir?

Burun Kırılması Nedir?Darbe ve travmalarla burun kemiklerinin kırılmasına neden olur. Burun kırılmasında erken müdahale çok önemlidir.Geç müdahale kemiklerin yerine oturmasını zorlaştırır.

Burun Kırılmasının Belirtileri Nelerdir?
Yüz bölgesine alınan darbelerde en çok hasarı burun kemikleri görür. Burun kırılmaları daha çok yandan alınan darbeler sonucunda gerçekleşir. Burun kırıklıklarında burun yer değiştirmeden burunda çatlaklar meydana gelir. Kazalarda alınan darbenin şiddetine göre kemiklerde kırılmalar ve çökmeler görülebilir. Burun kemiğinin yanında yüz kemiği de zarar görebilir. Böyle durumlarda yüzde kanamalar kesikler morarmalar ve ödemler oluşabilir.

Burun Kırılmasının Nedenleri Nelerdir?
Kesikler, morarmalar, kanamalar ve ezikler burun kırılmasının göstergesidir. Burun kırıldığında morarma ve kızarıklıklar 1 gün sonra ortaya çıkar. Darbe sonrası mutlaka doktora gidilip tedavi süreci başlatılmalıdır. Röntgen ile burun kırıklıkları tespit edilir.

Burun Kırılması Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Kıkırdaklarda yer değiştirme görülmüyorsa burun içine tampon uygulanır. Kemiklerde yer değiştirme varsa bu değişmelerin düzeltilmesi gerekir. Düzeltme ne kadar erken yapılırsa tedavide olumlu sonuç alma ihtimali o kadar yüksek olur. Ödem oluşması durumunda buruna şekil vermek zor hale gelebilir. Ödem oluşması durumunda işlem birkaç gün gecikebilir. Normal sürede yapılan işlemlerde burun alçısı 7 gün alçıda kalır. Yerine oturtulan kemikler tamponlarla desteklenir.

Bakteriden Korunma Yolları

Bakteriden Korunma YollarıBirçok hastalığın sebebi olarak gösterilen bakteriler genel olarak temizliğin ihmal edilmesinden dolayı ortaya çıkar. Bakteriler temizliğine dikkat etmeyen kişilerin vücuduna yerleşir. Kısa sürede bütün bölgeye yayılarak çoğalır. Titiz olmak, temizliğe dikkat etmek bakteriden korunmanın en etkili yoludur. Ne kadar temiz olursanız olun bakteri bir noktadan kişiyi yakalayabilir. Yediklerimizin, içtiklerimizin de temiz olması gerekir.
Bakteriler insan için hem yararlı hem de zararlıdır. Bu yüzden bütün bakterilerin zararlı olduğunu düşünmek doğru değildir. Kötü huylu bakteri ile iyi huylu bakterinin ayırt edilmesi gerekir.

Bakteriden genel anlamda korunma yolları şunlardır:
1- Bakımsızlık ve kirli vücutları bakteriler çok sever. Bu yüzden dikkat edilecek ilk husus temizlik konusudur.
2- Tuvaletlerde tuvalet kağıtlarının kullanılması,tuvaletlerden sonra mutlaka elin bol sabunlu su ile yıkanması gerekir.
3-Haftada en az 2 kere banyo yapılması gerekir.
3-Su içme alışkanlığının sağlanması gerekir. Bu anlamda bir insan günde en az 3 litre su tüketmelidir.
4-Gereksiz ilaç kullanımından sakınmak gerekir. Sürekli ağrı kesici ve antibiyotik kullanmak vücuda bakterilerin yerleşmesini sağlar.
5-Sabah uyanınca elin yüzün yıkanması, dişlerin fırçalanması gerekir.
6- Yüze sürülen krem ve makyaj ürünleri deride dökülmelere neden olur.
7- Deri hastalıkları genelde kozmetik ürünlerin yan etkisi olarak ortaya çıkar. Bu anlamda ucuz markasız merdiven altı kozmetik ürün satan firmalardan uzak durmalısınız.
8- Tırnak kesme alışkanlığına dikkat etmek gerekir. Birçok virüsler tırnak içinde yayılır. Tırnakları uzatmamalı düzenli olarak kesmeliyiz. Tırnak kesiminden sonra eller bol köpüklü sabunlu su ile yıkanmalıdır.
9- Bakteri sadece yiyeceklerden değil çevresel koşullara bağlı olarak gelişir. Bu anlamda temiz bir çevrede yaşamak önemlidir. İçilen suyun temizliği son derece önemlidir.

Ağız Kuruluğu Nedir?

Ağız Kuruluğu Nedir?Tükürük bezlerinin yeterli salgı  salgılayamaması durumunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Tükürük salgısının az olması ağız kuruluğuna yol açar.

Ağız Kuruluğu Nedenleri Nelerdir?

Biyolojik yaşlılık ağız kuruluğunun bir nedenidir. Romatizmasal hastalıklar, bağışıklık sistemindeki tahribatlar, hormonsal bozukluklar ve nörolojik hastalıklar ağız kuruluğuna yol açar. İyi çiğnenmeden yenilen besinler ağız kuruluğuna yol açar. Tükürük bezlerinin ameliyatla alınmış olması, aşırı derecede kafeinli içecek tüketmek ağız kuruluğunun başlıca sebeplerindendir.

Ağız Kuruluğu Belirtileri Nelerdir?

1- Dilde oluşan yanmalar

2- Yiyecekleri yerken görülen zorluklar

3- Konuşma zorlukları

4- Aşırı susama durumu

5- Protez kullanmada görülen zorlanmalar

6- Tat alma duyusunda görülen bozulmalar

5- Ağzın kötü kokması

Ağız Kuruluğu Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

1- Kişi çok sık su içmelidir.

2- Şekersiz sakız çiğnemek

3- Sigara alkol gibi şekerli gıdalar kullanmaktan sakınmak

4- Yaşadığı yerin nem miktarını ayarlamak

5- Tükürük tabletleri kullanmak

6- Bol miktarda C vitamini tüketmek

YGS Hazırlanma Teknikleri

YGS Hazırlanma TeknikleriHayatımıza yön veren meslek seçiminde oldukça etkili olan sınavlardan birisi YGS sınavıdır. Bu sınavdan aldığınız puanlara göre öğrenciler üniversitelere yerleştirilir. Hayati öneme sahip olan bu sınava nasıl hazırlanmalı? Bu sorunun cevabı hayatımıza damga vuracaktır. O yüzden yazı dizimizi dikkatle izlemenizi tavsiye ederiz.

YGS sınavına hazırlanırken şu hususlara dikkat etmelisiniz:

1-DİSİPLİNLİ ÇALIŞMA: Çalışmalarınızı disipline sokmalısınız. Bu anlamda Özel liselere kayıt olup çalışmalarınıza disiplin katmalısınız. Kafanız estiğinde sınava oturup çalışıyorsanız çalışmanız verimli olmayacaktır. Hayat gibi sınav için kendinizi hayatınızı düzene sokmalısınız.

2- PSİKOLOJİK BÜTÜNLÜK: Kendini eve kapatıp sabahtan akşama kadar test çözmek doğru değildir. Sınavı kazanmak için bilgi birikiminin yanında sağlam bir psikolojik yapınızın olması gerekir. Bu anlamda insanların arasına girip sohbetler etmeli enerjinizi boşaltmalısınız. İçe kapanmak, kendinizi insanlardan toplumdan soyutlamak doğru değildir. Sınav önemlidir fakat insan hayatından insanların ilişkilerinden daha önemli değildir.

3-ENERJİNİZİ BOŞALTIN: Halı saha maçlarına gidin. Piknikler yapın gezin eğlenin. Sınav maratonundasınız diye kendinizi eve kapatmanız doğru değildir. Enerjinizi doğru yerlerde doğru bir şekilde boşaltmalısınız. Hayattan kopmayın enerjinizi boşaltacak sizi mutlu edecek etkinliklere katılın.

4- ZENGİN ÖĞRENME ORTAMI: Zengin öğrenme ortamlarına girin. Bu anlamda etüt merkezlerinde etütleri kaçırmayın. Sessiz ve verimli çalışma ortamı olan kütüphanelere sık sık gidin. Zengin öğrenme ortamları sizi başarıya bir adım daha yaklaştıracaktır.

Verimli Ders Çalışma Ortamı Nasıl Hazırlanır?

Verimli Ders Çalışma Ortamı Nasıl Hazırlanır?Başarılı evlat yetiştirmek tüm anne ve babaların ortak isteğidir. Bunu gerçekleştirmek için evlatlarımıza verimli çalışma ortamları hazırlamamız gerekir. Eğitimci bir baba olarak bu yazı dizimde sizlere verimli ders çalışma ortamı hazırlama konusunda sahip olduğum bilgi ve deneyimleri aktaracağım. Keyif alarak fayda bulacağınız bir yazı dizisi olacağını düşünüyorum.

Verimli bir çalışma ortamı için mutlaka çocuğunuza ait bir oda olması gerekir. Çocuk odasını sahiplenirse bu odada geçirdiği vakit onun için zevkli eğlenceli hale gelecektir. Çocuk odasında çocuğunuza ait her şey olmalı. Çocuğunuzun dolabından giydiği kıyafetlere kadar her şey çocuğunuzun odasında olmalıdır. Çocuk odayla bütünleşmeli ve ona sahip çıkmalıdır. Huzur bulduğu ortam onda çalışma isteği uyandıracaktır.

Verimli çalışma ortamında en önemli unsurlardan birisi ışık durumudur. Işık durumu iyi ayarlanmış olması gerekir. Çok fazla ışık çocuğunuzun gözünü alacağı gibi az aydınlanmış oda da çocuğunuzun göz sağlığını bozup çalışma azmine balta vuracaktır. Işık yukarıdan gelmelidir. Sarı ve kırmızı ışık yerine beyaz ışık tercih edilmelidir. Işık sol arka taraftan gelmelidir. Işık çocuğunuzun gözünü almamalıdır.

Verimli çalışma ortamında önemli diğer unsur ses sistemidir. Çocuğunuzun dikkatini dağıtacak sesli ortamlardan uzak olmalıdır. Televizyonlu odaya uzak sesten arınık sakin bir ortam olmalıdır. Ses dikkati dağıtacağı gibi çocuğunuzun çalışma ilgisini yok edecektir. Verimli çalışma ortamında dikkati bozabilecek tüm unsurlar önceden ortadan kaldırılmalıdır.

Tutarsız Öğretmen Davranışları

Tutarsız Öğretmen DavranışlarıÇocuk gözünde öğretmen eşsiz ve değerlidir. Öğretmen sınıftaki duruşu hal ve hareketleri ile bu değeri sağlar. Öğrencinin gözünde öğretmen her zaman değerlidir. Öğretmenler zamanla yanlış tutum ve davranışlar sergileyerek bu değeri zedeleyebilir. Bu anlamda öğretmenlerin çok dikkatli olması gerekir.

Öğretmenlerin en fazla sergilediği olumsuz davranış tutarsızlıktır. Aynı olay ve davranışa farklı tepkiler vermek, tutarsız davranmak öğrencinin öğretmenine olan ahlak ve yargı sistemini sekteye uğratmaktadır. Çok yaramaz bir öğrenci bir olumsuz davranış sergilediğinde çok şiddetli cezalar alırken, sınıfın zeki çocuğu aynı davranışı sergilediğinde küçük bir uyarı ile olay kapatılmaktadır. Öğrenciye göre ceza tipi belirlemek öğretmenin en büyük tutarsızlığıdır.

Öğretmenler her zaman tutarlı olmalıdır. Her olumsuz davranış aynı şekilde değerlendirilmeli öğrenciye göre ilkesi ortadan kaldırılmalıdır. Öğretmen tutarsızlıkları öğrencinin öğretmene olan sevgi saygı ve güven duygusunu zedeler. Bu anlamda adil olmak öğretmenliğin etik gereğidir.

Tutarsızlık öğrenci zihninde ciddi dengesizliklere neden olur. Aynı davranışı sergileyen diğer arkadaşının bu şekilde değerlendirilmemesi öğrencide öğretmenim acaba o öğrenciyi daha mı çok seviyor sorusunu akıllara getirir. Öğrenci kendisini dışlanmış ve yalnız hisseder. Öğretmenine olan sevgisi azaldığı gibi derslere katılmak istemez, okula gelmeyi canı gönülden istemez.

Öğretmenler tutarlı davranışlar sergilemelidir. Her daim öğrencilere eşitlik ilkesine göre yaklaşmalıdır. Yoksa adalet eşitlik gibi konuları anlatırken kendisi ile çelişmiş olur.

Televizyon Karşısında Ders

Televizyon Karşısında DersTek odalı sobalı evlerde yaşayan birçok öğrenci maalesef derslerini televizyon karşısında yapmak zorunda kalmaktadır. Televizyon ve dizi tutkunu anne ve babalar televizyonu kapatıp sessiz bir ders ortamı sağlamak yerine çocuklarını soğuk odaya göndermeyi tercih etmektedir. Soğuktan üşüyen ve battaniyenin altına gizlenen çocuk hızlıca dersini bitirmenin peşine düşüyor. Anlamdan âlal acele ödevini yapan çocukların başarı durumu da düşük olmaktadır.

Soğuk odaya gitmek yerine televizyon karşısında ders çalışan çocuklarda ödevlerini kafa karışıklığı içinde anlamadan yapmaktadır. Televizyon ciddi dikkat dağınıklığına neden olmaktadır. İnsan zihni aynı anda iki şeye adapte olamamaktadır. Böyle durumda iki şeyde yarım yamalak gerçekleşmektedir. Kulağında müzik aleti kitap okuyan kişiler ne okuduğu kitaptan bir şey anlayabilir ne de dinlediği müzikten.  Dikkatini bir noktaya yoğunlaştırmakta zorlanan çocuklar televizyon karşısında dikkatleri hepten dağılmaktadır.

Televizyon karşısında ders çalışan çocukların akademik başları düzeyi oldukça düşük çıkmıştır yapılan son araştırmalarda. Hal böyle olunca anne ve babalara bu konuda ciddi görev ve sorumluluklar düşmektedir. Hiçbir şeyin evladınızdan daha değerli olmadığını düşündüğümüzde akşam bir saat televizyon izlememek size büyük kayıplar yaşatmayacaktır. Televizyon karşısında ders çalışamaya mahkum ettiğiniz evlatlarınızın akademik başarısını çaldığınızı onu başarısız olmaya ittiğinizi unutmayın. Tüm bu olumsuzluklardan sonra başarısızlığın faturasını evlatlarınıza kesmeniz de haksızlığın ayrı bir boyutudur. Bu anlamda fedakâr olmalı evlatlarınıza verimli çalışma ortamları hazırlamak anne ve baba olarak sizin ilk vazifenizdir.

Seçimlere Saygı Duymak

Seçimlere Saygı DuymakAnne ve baba olarak evladımızın doğru seçimlerde bulunmasına yardımcı olmak bizim asli görevlerimizdir. Fakat seçim yaparken çocuklar hiçbir şeyden anlamaz onun yerine ben seçerim anlayışını terk etmemiz gerekir. Çünkü yanlış da olsa çocuk kendi seçimini kendisi yapmalıdır. Hayat boyu seçimlerine ailesi karar veren çocuklar öz güveni düşük çocuklar olarak her zaman yol ayrımında seçimlerde hep birilerinden seçim yapmasını beklemektedir.

Anne ve babalar çocukların seçimlerine saygı duymalıdır. Hangi mesleği seçmeleri gerektiğinden tutun okulda hangi pantolonu giyeceğine karar vermeye kadar birçok noktada seçimler çocuğa bırakılmalıdır. Anne ve baba olarak seçimlerinde seçici değil yönlendirici olmalıyız. Onlar adına karar vermenin doğru olduğu anlayışı yıkılmalıdır. Yanlış kararlar verdiğinde ne gibi sonuçlar yaşayabileceğini yaşayarak görmesi sağlanmalıdır. Anne ve baba seçim yaptığında ilerleyen yıllarda çocuklar seçimlerden dolayı anne ve babasını suçlamaktadır.

Anne ve babasının baskısı ile meslek seçmek zorunda kalıp hayat boyu bunun pişmanlığını yaşayan insanlar var. Bu yüzden anne ve babalar seçimlere saygı duymalıdır. Meslek seçimini bireye bırakmalıdır. Çünkü hayat boyu bu seçimin pişmanlığını yaşayacak olan kişi anne ve baba değil bireydir. Çocuğa seçme şansı vermemek onun adına seçimler yapmak iyi bir anne ve baba olmanın göstergesi değil evladına saygı duymayan despot anne ve baba olmanın göstergesidir. Bu anlamda yanlış da olsa seçimler çocuklara bırakılmalıdır.

Öğretmenin Öğrenci Başarısındaki Payı

Öğretmenin Öğrenci Başarısındaki PayıÇocuğunuzu başarısız ilan etmeden önce mutlaka çocuğunuzun başarısız olmasının temel nedenlerini iyi araştırmalısınız. Bu anlamda çocuğun başarısında birinci etken öğretmen faktörüdür. Öğrencinizin başarısız olmasının temelinde öğretmen faktörü yatabilir. Bu anlamda direk çocuğunuzu suçlamak yerine çocuğunuzun öğretmenini de gözlemlemeniz de fayda vardır.

Öğretmen kendini iyi yetiştirmiş ve ispat etmişse faydalı olur. Bugün bir çok öğretmenimizin özel sorunları var. Bir çok öğretmenimizin kafası maalesef karışık durumdadır.  Bir çoğu atama bekleyen ücretli öğretmenlerden oluşuyor. Gelecek kaygısı taşıyan bir taraftan KPSS kurslarına gidip bir taraftan okulda öğretmenlik yapmaya çalışan öğretmenler var. Aklı mantığı duyguları ikiye bölünmüş bir öğretmen nasıl faydalı olabilsin çocuklara.

Bir çok öğretmen pedagojik anlamda kendini yeterli seviyede yetiştirmiş değil. Nerede nasıl davranacağını bilmeyen tecrübesiz binlerce öğretmenimiz var. O yüzden bir veli olarak öğretmenleri mükemmel görmeyin. Çocuğunuzun öğretmenini mutlaka tanıyın. İyi yetişmiş kendini ispat etmiş başarılı öğretmenlere çocuklarınızı emanet etmeye çalışın.

Çocuk öğretmenini sevmiyorsa, öğretmeni ile sorun yaşıyorsa, sorunlu bir öğretmense çocuğunuzun başarısız olması gayet normal bir durumdur. Bu anlamda çocuğunuzu öğretmenini iyi tanımaya sağlam diyaloglar kurmaya başlayın. Öğretmen ile sık sık görüşüp çocuğunuzun durumu hakkında bilgi verin. Sınıfın sorunları ile ilgilenip çözüm üretme konusunda öğretmene tam destek vermelisiniz.

Öğretmen çocuk başarısında çok etkindir. Bu anlamda çocuğunuzun başarısızlığı bir nevi öğretmenin başarısızlığıdır. Bu yüzden herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Öğrenmenin Pekiştirilmesi

Öğrenmenin PekiştirilmesiÖğrenme bireyin davranışlarında değişiklik meydana getirme süreci olarak bilinir. Bu sürecin başarılı olması için öğrenmenin anlık değil kalıcı boyutta olması gerekir. Kalıcı öğrenmeler için pekiştirmeler oldukça önemlidir. Öğrenmenin pekiştirilmesi farklı aşamalarda gerçekleşir. İlk aşama öğrenme esnasında öğretilenlerin bol örneklerle gösterilmesidir. Bir defa gösterilen bilgiler çabuk unutulabilir. Örnekler anlatılanların zihne sağlam yerleşmesine neden olur. Çağrışımları kuvvetlendirir.

Konular öğretildikten sonra verilen çalışma yaprakları ve konu tarama testleri öğrenmeyi pekiştiren diğer araç gereçlerdir. Testlerde konunun farklı boyutları ele alınır.  Olayları farklı değerlendirme, olumsuzluklar arasından ayırt etme gibi birçok davranış kazanılabilir. Testlerde yanlışlardan yola çıkarak doğrulara ulaşılabilir. Bir olayın farklı durumları testlerde çeldirici olarak konulabilir.

Öğrenmenin pekiştirilmesinde diğer enstüruman ev ödevleridir. Ev ödevleri ile öğrenilen bilgiler evde veli destekli pekiştirilmiş olur. Evde boş vakti değerlenen çocuk farklı zamanlarda öğrendiklerini pekiştirme imkanına sahip olur. Ev ödevleri çocukların seviyelerine uygun verilmelidir. Okulda öğrenilen bilgilerle eşdeğer olmalıdır. Ödevler öğrenciyi sıkmamalı ve boğmamalıdır. Çocuklara okulda öğrenmedikleri konulardan ödev vermek çocuğun başarısız ve yetersiz olduğu duygusuna kapılmasına neden olacaktır. Bu yüzden mutlaka konular önce çocuğa okulda öğretilmeli ve ona göre ödevler verilmelidir.

Ödevler mutlaka kontrol edilmelidir. Çocuğun yanlışı anında düzeltilmelidir. Böylece öğrenilenler de yanlış anlaşılmalar giderilir tam ve sağlam öğrenme gerçekleşmiş olur. Ödevler mutlaka çocuklarla birlikte değerlendirilmeli her ödev doğru kabul edilmemelidir.

Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak

Öğrenilmiş Çaresizlikten KurtulmakÖğrenci başarısında benlik bütünlüğü ve öz güven önemli kavramlardır. Öğrencinin kendini değersiz hissetmesi yanında ne yaparsa yapsın kendini başarısız hissetmesi ve başarısız olacağına ilişkin tutumlarına öğrenilmiş çaresizlik denir.  Bu duygu öğrencinin başarılı olmak için harekete geçmesi gereken dürtüye zincir vurur. Öğrenci çalışmak istemez. Nasıl olsa yine yapamayacağım diyerek denemelerden uzak durur.

Öğrenilmiş çaresizlikten kurtulmak için öğrenci öğretmenine ve velilerine önemli görev ve sorumluluklar düşüyor. Öğrenci başarılı olduğu her durumda mutlaka ödüllendirilmelidir. İşin aslında zor olmadığını, işin ilminin bilinmesi gerektiği, herkesin rahat başarılı olabileceği uygun bir dille ifade edilmelidir. Zor diye bir şeyin olmadığını zorluğu insanın pes etme durumu ile alakalı olduğu anlatılmalıdır.

Öğrenilmiş çaresizlik genelde başarısız denemelerden sonra gerçekleşir. Kişi başarısız olma nedenlerini araştırmak yerine kendine yüklenir. Yetersiz ve  beceriksiz olduğunu düşünmeye başlar. Bir kaç denemeden sonra artık başarma konusunda umudu azalan kişi artık ne yaparsam yapayım başarılı olamayacağım diyerek denemelerden vazgeçer. Bu durumda olan kişilerin iyi bir rehberliğe ihtiyacı vardır. Başarısız olma nedenleri tüm çıplaklığı ile kişinin gözleri önüne serilmelidir.

Öğrenilmiş çaresizlik sonucunda kişiler pasif hale gelir. Boş vermiş bir yapıya bürünen kişi hedefsiz hayat onu nereye sürüklerse o yönde hareket eder. Bu tip kişilere kısa vadeli hedefler koyup başarma duygusu yaşatmak gerekir. Bunu da ancak okulda öğretmenler evde anne ve babalar sağlayabilir.

Öğrencilerde Özgüven Eksikliği

Öğrencilerde Özgüven EksikliğiBir işi yapabilme konusunda inanç yapısına özgüven denir. Özgüveni yüksek kişiler kendisine verilen görev ve sorumlulukları tek başına zorlanmadan yapabilirler. İşi yapabilme konusunda kendilerine güvenleri sonsuzdur. Başarısızlıkta yılmazlar ve dönüp nerde yanlış yaptıklarını bilirler. Özgüven eksikliği olan bireyler verilen işleri sürekli gözetim ve denetim altında yapmak isterler. Hata yapmaktan korkarlar ve yapılan hatada dışarıdan destek beklenir.

Özgüven bireye evde verilmeye başlanır. Ev yaşantısında her şeyi çocuğun abisi ve ablası yapmışsa çocuğa görev ve sorumluluk verilmemişse bu çocuklarda ciddi özgüven eksikliği ortaya çıkar. Aman yavrum sen kırarsın, sen dökersin diyerek çocuğun elinden alınan her iş çocuğun kendine olan güvenine vurulmuş bir baltadır. Çocuğun kendisini eksik ve yetersiz hissetmesine neden olur. Bu anlamda aileler mutlaka çocuklarına yapabilecekleri görev ve sorumluluk vermelidir.

Özgüveni baltalanmış kendini değersiz ve yetersiz hisseden çocukların okulda başarılı olması zaman almaktadır. Öğretmenlerin okulda yaptığı ilk iş özgüven tazelemesidir. Çocuğa yapabileceği görevler verip başardığında ödüllendirip çocuğun beceriksiz olmadığı çocuğa kanıtlanır. Zamanla çocuk kendini değerli ve önemli hissetmeye başlar. Okulda becerikli evde ise yetersiz olduğunu anlamaya başlar. Okulda verilen her görevi başarı ile yapmaya devam eder. Davranışları ve benlik bütünlüğü kendisine yaklaşılan yer ve kişilere göre değişir. Bu anlamda anne ve babalar çocuklarını her zaman desteklemelidir. Onlara özgüven aşılamalıdır.

Öğrenciler Neden Devamsızlık Yapar?

Öğrenciler Neden Devamsızlık Yapar?Öğrenciniz çok sık devamsızlık mı yapıyor? Sabah okula gitmemek için türlü türlü yalanlar mı atıyor? Okulu kırmak için elinden geleni yapıyor mu? Bu durumda kendinizi çaresiz hissediyorsanız yazı dizimizi dikkatle okumanızı tavsiye ederim. Yazı dizimiz problemlerinize çözüm üretmek adına yazıldı.

Öğrencilerin devamsızlık yapmasında birinci etken öğrencinin okulu sevmemesinden kaynaklanır. Öğrenci velisi olarak yapacağımız ilk iş öğrencimizin okulu sevmeme nedenini bulmamız gerekir. Öğretmen, arkadaş, okul yönetimi hangisi ile sorun yaşadığını bulmalıyız. Sorunlar çözülmeden öğrencinin okula olumlu tutum beslemesi zordur. Öğrencimizi karşımıza alıp okulla ilgili duygu ve düşüncelerini almalıyız. Okulu neden sevmediğini açık yüreklilikle dile getirmesine imkan vermeliyiz. Öğrencinin  okulla arkadaşlarıyla yada okul yönetimiyle hangisi ile sorunu varsa bu sorunu çözmeye çalışmalıyız.

Öğrencinin devamsızlık yapmasının diğer bir nedeni okulun çocuğa hapishane gibi gelmesidir.Maalesef okullarımızı eğlence merkezi haline getiremiyoruz. Yoğun ders müfredatı ile öğrencilerimizi çok sıkıyoruz. Günlük 5-10 dakikalık teneffüsler çocukların oyun ihtiyacı için yeterli değildir. Dersler tek tip düz anlatımla zevksiz bir biçimde işleniyor.  Çocuklarımızın okulda ruhu sıkılıyor enerjilerini boşaltmada sıkıntı çekiyor.

Öğrencinin okulu sevmemesinin diğer bir nedeni başarısız olma korkusu ve aile baskıdır. Öğrencilerini yarış atı gibi yarıştırma peşinde koşan aşırı takipçi anne ve babalar çocukların okuldan soğumasına neden olmaktadır. Başarılı olamama korkusu çocuğun okula karşı olumsuz duygular beslemesine neden olmaktadır.

Öğrenci Yetiştirmede Velilere Düşen Görev ve Sorumluluklar

Öğrenci Yetiştirmede Velilere Düşen Görev ve SorumluluklarBeslenme: Öğrenciler okula mutlaka kahvaltı yaparak tok karına gelmelidir. Aç gelen öğrenci dersleri anlama güçlüğü çekmektedir. Bu yüzden mutlaka her öğrencinin sabah kahvaltı yapması gerekir. Öğrenciye mutlaka beslenme çantası hazırlanmalıdır. Bu çanta hazır gıdalardan değil tamamen doğal ürünlerden oluşmalıdır. Ekmek arası patates kızartması, sıkma, börek, şebit, gibi besleyici ve doyurucu gıdalardan oluşmalıdır. Çocuğun cebine 5 lira para koymakla iş bitmiyor. Böyle yaparak çocuğun dışarıdan besin değeri düşük sağlıksız gıdalarla beslenmesine kapı açtığınızı unutmayın.

Başarı Durumunun Takip Edilmesi: Öğrenciyi boş bırakmamak gerekir. İzlenildiğini takip edildiğini bilen öğrenci eylemlerinde daha dikkatli olacaktır. Onu takip etmeniz ona onunla ilgilendiğiniz imajını da verecektir. Öğretmeni ile sıkı diyalog kurmalı toplantılara katılmalısınız. Sık sık telefon görüşmesi ile öğrencinin başarı durumu hakkında bilgi almalısınız. Sıkı diyalog öğrenciyi daha sıkı çalışmaya itecektir. Size bir çok konuda yalan söylemesinin önüne de böylece geçmiş olursunuz.

Devam Durumunun Takip Edilmesi: Sabah okula gidiyorum diye çıkan çocuğunuz acaba gerçekten okula gidiyor mu? Devam durumunu sıklıkla takip etmelisiniz. Unutmayın bir çok zararlı durum önceden tespit ile önlenebilir. Çocuk okula gitmediğinde mutlaka bunun bir cezası olmalıdır. Çocuk sizden çekinmeli üzerinde hakimiyet kurmalısınız. Devam durumunu okul yönetimini öğretmeni arayarak öğrenebileceğiniz gibi e-okul bilgilerini girerek internetten de öğrenebilirsiniz.

Öğrenci Derse Nasıl Güdülenir

Öğrenci Derse Nasıl GüdülenirBir işin yapılması için insanı harekete geçiren güce güdü denir. Güdülenmiş insanlar eylemlerinde her zaman başarılı sonuçlar elde eder. Çünkü bir işte başarılı olmanın temel koşulu o işi yapmaya istekli olmaktır. İnsan istedikten sonra başaramayacağı şey yoktur. Bu anlamda öğrencilerimizi derse karşı iyi güdülürsek başarı kendiliğinden kapımızı çalacaktır.

Peki öğrenci derse nasıl güdülenir? Bir eğitimci olarak bu sorunun cevabını bu yazı dizimde tartışacağım. Öğrencinin derse güdülenmesi için öncelikle çocuğun derse karşı olumlu tutum geliştirmesi gerekir. Başaramama korkusunu aşmış dersi sevmeye başlamış olması gerekir. Bir çok öğrenci derse karşı olumsuz duygu ve düşünceler besler. Ön yargıların da harekete geçmesi ile birlikte öğrenci o dersi ne yaparsa yapsın başaramayacağı düşüncesiyle derslerine iyi çalışmaz. İlk yıkılması gereken tabu budur.

Dersin amaçları ve kişiye kazandıracağı değerler çocuğa iyi anlatılmalıdır. Derste başarılı olmak için neler yapılması gerektiği dersle ilgili sahip olduğu yanlış öğrenmeler giderilmelidir. Dersin aslında zor olmadığı zevkli ve eğlenceli bir ders olduğu çocuğa ispat edilmelidir. Tüm bunlar o dersin öğretmeni tarafından öğrenciye verilebilir.

Dersi ilgi çekici hale getirmek, dersin zor bir ders olmadığını öğrenciye ispat etmek, dersi eğlenceli ve zevkli hale getirmek, dersin öğrenciye katacağı artı değerleri öğrenciye anlatmak güdülenme aşamasında yapılacak ilk eylemlerdir. Dersi öğretmenini seven çocuk başarılı olacaktır.

Okullarda Güvenlik Sorunu

Okullarda Güvenlik SorunuEğitim ailede başlar okulla devam eder sosyal çevre ile şekillenir. Eğitimin sağlıklı yapılması için güvenli ortamların oluşması gerekir. Bu anlamda maalesef okullarımız çok güvenli mekânlar değildir. Özel okulların dışında milli eğitime bağlı okullarda okulların güvenliği nöbetçi öğretmenlere emanettir. Teneffüslerde kapılarda nöbet tutan öğretmenlerimiz ders zilinin çalması ile birlikte sınıflarına girmektedir. Bu anlamda yabancı birisi elini kolunu sallaya sallaya sınıflara girebilmektedir.

Okullarımıza güvenlik görevlisi şarttır. Bunun anlaşılması için okullarda katliamların yaşanması mı gerekir. Nedense devlet büyüklerimiz bunu görmüyor ya da görmek istemiyor. Her okulda mutlaka bir güvenlik görevlisinin olması gerekir. Okula giren yabancıların kimlik bilgileri kayıt altına alınmalıdır. Bugün her elini kolonu sallayan okula girememelidir.

Toplumda farklı guruplar kötü emmeler peşinde koşup okuldaki öğrencileri kullanabilir. Bu anlamda okullar güvenlik altına alınmalıdır. Bugün birçok okul önünde kavgalar değişik ticaretler yapılmaktadır. Uyuşturucudan esrara birçok zararlı maddeler ilkokul bahçelerine kadar girmektedir.

Okul önlerinde çok sık karşılaşılan çocuk kaçırmaları da böylece sona erecektir. Okula atanan güvenlik görevlisi okulun gülen yüzü olacağı gibi velilerin okula olan güven duygusu artacaktır.  Hani bir güvenlik görevlisi ile bütün sorunlar çözülecek mi anlayışından uzak gerekli önlemlerin alınması temel esastır. Önlemleri almak ve tevekkül etmeliyiz. Yoksa önlem almadan olayların yaşanmamasını beklemek işi Allaha emanet etmekten başka bir şey değildir.

Ne İstediğini Bilmek

Ne İstediğini Bilmekİnsanlığın en büyük sorunlarından birisi ne istediğini bilmeyen hedefsiz ve amaçsız bir yaşam sürmesidir. Ne istediğini bilmeyen insan kendini ve çevresini büyük sıkıntıya uğratır. Hayat gayesi olmayan hedefsiz dolaşan bir nesil pimi çekilmiş bomba gibi çevresine dehşet saçar. Bir hedef dahilinde yürüyen insan hedefine ulaşmak için doğru zamanda doğru hamleler yapar.

Ne istediğini bilen gençler hedefleri doğrultusunda çalışır ve mücadele eder. Hedefine ulaşmak için bütün gücünü doğru yerde ve zamanda kullanır. Hedefi olmayan gençlerse rüzgar nerden eserse oraya hareket eder. Amacı olmayan gençler değişik fikir akımlarına kapanır ve tehlikeli odakların hedefi haline gelir.

Ne istediğini bilmeyen gençler evlilik yolunda da büyük sıkıntı çeker.  Ne istediğini bilmediği için karşı taraf kendisine ne sunarsa sunsun hep bir memnuniyetsizlik ve tatminsizlik içine girer. Duygularından emin olmayan gençlerse karşı tarafa acı ve ızdıraptan başka bir şey vermez. Arzularının peşinde koşan gençler ne istediğini bilmediği için arzu ve şehvetinin kurbanı olur.

Ne istediğini bilmeyen insanlarımız genelde hayatı da çelişki içindedir. İstek ve arzuları gelip geçicidir. Ne istediğini bilmediği için her istediğine sahip olmak ister. İstekleri yerine getirilmeyen kişi çevresine karşı büyük düşmanlık besleyebilir. Farklı duygu ve düşünceler içinde hayatı tutarsız yaşayan gençlerimiz kuru bir yaprak misali hayatta sürekli savrulur durur. Bu yüzden kişi ne istediğini bilmelidir.

Kötü Örnek Olmayın

Kötü Örnek Olmayınİyi evlat yetiştirmek tüm anne ve babaların ortak hedeflerinden birisidir. İyi evlat yetiştirmek iyi bir terbiye vermekten geçer. Terbiye verme konusunda ciddi sorunlarımız var. Bu yüzden toplumda terbiyeden uzak bozuk bir nesil yetiştirmeye başladık.

Çocuğum kitap okumuyor diye söylenip duran bir baba çocuğunun önünde hiç kitap okumuş mudur? Söylemek yerine eylemlerimizle çocuklarımıza örnek olsak daha doğru değil midir? Akşam televizyon seyretmek yerine televizyonları kapatıp elimize kitap gazete alsak çocuklarımızın da eline kitap versek günde 1 saat kitap okusak daha etkili ve güzel olmaz mı?

Sigara içip kumar oynayan bir babanın çocuklarına sigaranın ve kumarın ne kadar kötü bir şey olduğunu söylemesi kadar çelişkili bir durum var mıdır hayatta? Çocuklar hayat boyu büyüklerini örnek almıyor mu? Bir şeyin kötü olduğunu söylüyorsak o kötülükten önce bizim uzak kalmamız gerekmiyor mu? Çelişkili sözler ve öğütlerle çocuklarımıza ne kadar terbiye verebiliriz.

Kötü örnek olmak yerine iyi örnek olmayı neden denemiyoruz. Söylenmek yerine eyleme geçsek ve dürüst çelişkisiz bir yaşamla çocuklarımıza terbiye vermeye çalışmalıyız. Çocuklarımızı birbiri ile ve yakın arkadaşları ile kıyaslayıp bir başkası gibi olmasını beklemekte doğru değildir. Her birey değerli ve özeldir. Kişiyi olduğu gibi sevmeliyiz. Kötü alışkanlıkları ve huyları varsa bu huylarından vazgeçmesi için ona fırsatlar ve imkânlar sunmalıyız.

Kıyaslama mı Kıyım Mı?

Kıyaslama mı Kıyım Mı?Ahmet’in oğlu matematikte 13 net yapmış benim ki 10 net yapmış dur bunun hesabını ona bir sorayım gibisinden kıyaslamalarla evlatlarını yarış atı gibi yarıştıran anne ve babalar yüzünden bugün birçok gencimiz erken yaşta sinir krizlerine girip ruhsal dengesi bozulmaktadır.  Kıyaslamanın ne kadar kötü ve tehlikeli bir eylem olduğunu ne zaman fark edeceğiz. Her kıyaslama evladımızda derin yaralar açmaktadır.

Kıyaslama ile çocukların ruhsal dengesi bozulmaktadır. İlk önce birey kendini yetersiz hissetmeye başlar. Ne yaparsa yapsın sizi mutlu edemeyeceğini düşünmeye başlar. Gittikçe kendini kaybetmeye ve salıvermeye başlar. Siz onu ne yapsa beğenmeyeceğiniz için artık hayatı akışına bırakır. Mücadele etsem de bu kimsenin gözüne gözükmüyor diyerek mücadele ruhunu kaybedecektir.

Kıyaslanan çocuk kıyaslandığı çocuğa karşı için için kıskançlık ve öfke beslemektedir. Sahip olmadığı her özellik için karşı tarafı kıskanırken sürekli onun adı telaffuz edildiği için o arkadaşına karşı için için düşmanlık besleyecektir.

Kıyaslama bir kıyımdır. Çocuğunuzu olduğu gibi kabullenmelisiniz. Ona ne şartla olursa olsun güvenmelisiniz. Başarılarında olduğu gibi başarısız olduğunda da onun yanında yer almasını bilmelisiniz. Ona biricik ve değerli olduğunu hissettirmelisiniz. Başarılı olması için ona güzel olaylar anlatabilirsiniz. Fakat başarılı olmuş bir başka ismi hedef göstererek onun gibi olmasını beklemeyin.  Kıyaslamadan vazgeçtiğiniz gün evladınızı kazandığınız gün olacaktır. Bu yüzden mutlaka kıyaslamadan uzak durmaya bakın.

Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?Çocuğum bir türlü kitap okumuyor. Ne yaptıysam bir türlü çocuğuma kitap okuma alışkanlığı kazandıramadım diye söylenen velilerdenseniz yazı dizimizi dikkatle okumanızı tavsiye ederim. yazı dizimiz sizlerin sorunlarına çözüm üretmek adına uzman bir eğitimci ağzından yazıldı. Fayda bularak okuyacağınız bir yazı dizisi olacağını temenni ediyorum.

Çocuklar neden kitap okumak istemezler sebepleri şunlardır:

1-Kitap okumayı sevdirecek kitaplar aldınız mı çocuğunuza? Onun kolundan tutup kitapçıya götürüp haydi sana kitap alacam deyip seviyesine uygun kitapların olduğu reyona götürüp haydi okumak istediğin kitabı al deyip ona okuyacağı kitabı seçme şansı verdiniz mi? Yoksa ne olduğunu bilmediğiniz kitaplığınızdaki herhangi bir kitabı önüne verip al oku mu dediniz?

2-İlgisini çekecek tarzda kitapları ona sundunuz mu? Yaşına bulunduğu dönemin özelliklerine uygun kitaplarla onu tanıştırdınız mı? 3.sınıf olduğu halde ona 150 sayfalık büyüklerin bile okurken anlamada zorluk çekeceği romanlardan mı verdiniz.  Yazı puntosu büyük şekilli resimli yaşına uygun tarzda kitap vermediğiniz sürece çocuğun kitap okuma isteğini hızlandıramazsınız. Bu anlamda mutlaka çocuğun iç dünyasına hitap edecek kitapları bulmalı bu kitaplarla çocuklarınızı tanıştırmalısınız.

3-Çocuğunuzun önü sıra ona örnek olacak biçimde sizin de kitap okumanız gerekir. Unutmayın balık baştan kokar. Kitap okuyarak ona örnek olmalısınız. Yoksa oğlum hadi kitap oku demekle örnek olunmuyor. Bu anlamda üzerimize düşeni fazlasıyla yapmamız gerekir.

Kahvaltının Okul Başarısına Etkisi

Kahvaltının Okul Başarısına Etkisiİnsanı dinç kılan en önemli unsurlardan birisi beslenme alışkanlığıdır. Sabah kahvaltısı bu anlamda çok önemlidir. Sabah kahvaltı yapmadan işine giden kişiler genelde iş yerinde çalışırken isteksiz ve halsiz olur. Bu yüzden sabah kahvaltısı enerji depolamamızda önemli bir etkendir.

Sabah kahvaltısını yapmayan öğrenciler gelende okula isteksiz gelir. Okulda enerjiden düşüp halsiz bir şekilde ders dinlerler. Dikkatlerini yoğunlaştırmada zorluk çekerler. Bu yüzden anne ve babalar çocuklarına mutlaka kahvaltı hazırlamalıdır. Kahvaltıda abur cubur yemeyi kesip sağlıklı ürünler tüketmeleri sağlanmalıdır. Bu anlamda ideal sabah kahvaltısı yumurta, süt, peynir,zeytin gibi doğal ve besin değeri yüksek ürünlerden oluşmalıdır. Sabah kahvaltıda cips kola hamburger tost gibi atıştırıcı besin değeri düşük zararlı besin guruplarından uzak durması gerekir.

Sabah kahvaltısında taze sıkılmış meyve suyu da tüketilebilir. Çay öğrencinin zihinde olmasını sağlayabilir. Kahvaltıda öğrencinin midesini bulandırabilecek sucuklu yumurta gibi ağır besinler olmamalıdır.

Kahvaltıya ek olarak çocuğunuza mutlaka beslenme çantası hazırlamalısınız. Beslenme çantasına akan kokan besinler koymayın. Hafif çocuğunuz için sağlıklı ürünleri koymalısınız. Ayran, taze sıkılmış meyve suyu koyabilirsiniz. Yiyecek olarak ekmek arası kızartma, börek, gibi besin değeri yüksek severek yiyebileceği besinler koyabilirsiniz.

Kahvaltısını yapmış beslenmesi tam olan öğrencilerin derste daha dikkatli daha iyi güdülenmiş olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Bu yüzden çocuklarınızı mutlaka okula tok karna göndermelisiniz.

Evleri Eğitim Yuvasına Dönüştürün

Evleri Eğitim Yuvasına DönüştürünBenim evladım neden başarısız? Sorusuna çözüm bulmak isteyen anne ve babalara sesleniyorum. Lütfen cevabı uzaklarda aramayın. Acaba ben evladımın başarılı olması için elimden geleni ne kadar yapabildim? Evladımın başarısını arttırmak için neler yapmalıyım? Bu sorulara çözüm bulmak yerine başarısızlığı çocuğunuzda öğretmeninde arıyorsanız doğrudan bir hayli uzaklaşmışsınız demektir.

Televizyonlarınızı kapatın akşamları. Esra Erol evlilik programından daha önemli bir sorununuz var. Soğuk kış günlerinde tek odalı sobalı evinizde siz televizyon karşısında Esra Erol izlerken çocuğunuzun yan oda da soğukta ders çalışıp başarılı olmasını bekliyorsanız bence siz üzerinize düşeni yapmıyorsunuz demektir. Bu dünyada evladınız ve onun eğitiminden daha önemli hiçbir şey olmamalıdır. Bu anlamda televizyonları kapatın evladınıza sessiz sıcak bir eğitim ortamı hazırlamalısınız.

Canınız mı sıkıldı alın elinize bir kitap okuyucun evladınızın önü sıra. Kitap okumanın ne kadar güzel ve zevkli bir iş olduğunu sözlerinizde değil eylemlerinizde görsün. Ona sürekli kitap oku demek yerine sürekli onun önünde abartmadan kitap okuyun. İlgi çekici güzel yerleri ona da okuyun. Kitap okuma sevgisi baskı ile tehdit ile değil sevgi ile sevdirerek kazandırılabilir.

Evlerinizi eğitim yuvası haline getirin. Güncel olayları tartışın. Evladınıza despot bir ana ve baba olmak yerine ona arkadaş rehber olabilecek bireyler haline gelin. Bir de şu evladınızı başkaları ile kıyaslamayı bırakın. Onu olduğu gibi kabul edip sevmeye bakın. O zaman bakın her şey daha güzel olacak.

Eğitimin Başlıca Sorunları

Eğitimin Başlıca SorunlarıEğitimci bir baba olarak bu yazı dizimde eğitim sistemimizde gördüğüm eksiklikleri dile getireceğim. Temennim yazı dizimi bir devlet büyüğümüzün görüp eksikleri giderme konusunda gerekli adımları atmasıdır. Eğitim seminerlerinde forumlara bu eksiklikleri sıkılıkla dile getirmişimdir. Bir kerede burada dile getirmeyi bir eğitimci olarak borç bildim.

1-Ders Kitapları: Okullarda ücretsiz dağıtılan ders kitapları oldukça yetersiz içeriğe sahiptir. Bu anlamda okullarda 100 öğretmen varsa bunun 90 tanesi ders kitaplarının yetersizliğinden ve eksikliğinden yakınmaktadır. Bu eksikliği gidermek adına bir çok öğretmen yasal olmayan yöntem olan çocuklara kaynak kitap aldırmayı kullanmaktadır.

2-Eğitim sistemi: Eğitim sisteminde bazı aksaklıklar ve yanlış uygulamalar vardır. Bunun 1 tanesi sınıfta kalma uygulamasının kalkmasıdır. Çocuk çalışsa da çalışmasa da başarılı olsa da olmasa da üst sınıfa geçmesi eğitimde kaliteyi düşürmektedir. Çocuk aman be ne yoracağım kendimi nasıl olsa öyle de böylede geçeceğim deyip derslerine çalışmamaktadır. Sistemin kendisi çocukları tembelliğe itmektedir.

Bir okula bakıyorsunuz akıllı tahtalar projeksiyonlar her şey tamam. Diğerine bakıyorsun tebeşirli tahtada ilk çağı yaşıyor. Okullardaki bu dengesiz teknolojik dağılım adaletsizliktir. Bu anlamda bütün okullar eşit donanıma sahip olmalıdır. Birisini önemseyip diğerini önemsemek haksızlıktır.

4-Eğitim fakültelerinde verilen eğitim yeterli değildir. Lisenin devamı niteliğinde olmaktan çıkıp daha çok uygulama ve mesleki eğitim merkezleri haline gelmelidir.

Eğitimde Yanlış Hamleler

Eğitimde Yanlış HamlelerEğitim uzun ve yorucu bir süreçtir. Bu sürecin başarılı atlatılması ve mutlu sona ulaşılması için doğru yerde doğru hamleler atılması gerekir.  Bu yazı dizimizde eğitimde yanlış hamlelerden bahsedeceğiz. Yazı dizimizi dikkatli okuyan anne ve babalar yazı dizimizden sonra hayata bakış açıları değişecektir.

Eğitimde yanlış hamleleri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

1-Kıyaslama: Anne ve babalar sıkılıkla kıyaslamaya başvururlar. Kendi çocuklarına örnek olabilecek çocukları örnek gösterirler. Böylece çocuğun kendisine çeki düzen verip yarış ve rekabet ortamına girip kendini düzelteceğine inanılır. Kıyaslamanın çocuğun yaşamında büyük yaralar açtığı unutulmamalıdır. Kıyaslama çocuğun kendini yetersiz ve güçsüz hissetmesine neden olur.

2-Yanlış Örnek Olmak: Bütün kötü alışkanlıkları üzerinde barındıran anne ve babalar çocuklarından olumlu davranışlar sergilemesini bekler. Sigara ve içki içen babanın çocuğuna sigara içmesini ve alkol kullanmamasını istemesi ne kadar doğrudur. Hayatında eline hiçbir kitap almayan babanın çocuğundan çok kitap okumasını istemesi ne kadar doğrudur. Sözleri çelişkili ve yalan olan bir babanın çocuğundan dürüst olmasını beklemesi ne kadar doğrudur. Çocuklarımız bizi örnek alıyor. O yüzden onlara iyi örnek olmalıyız. Onlara olmasını istediğimiz davranışları önce kendimiz sergilememiz gerekir. Zaten biz o davranışları yaparsak zamanla bize bakarak onlar da bu davranışları sergileyecektir. O yüzden söz söylemek yerine davranışları eylemlerimizle anlatmalıyız.

Eğitimde yanlış hamlelerle doğru sonuca ulaşmasınız imkansızdır. O yüzden kıyaslama ve yanlış örnek olma durumlarını gidermemiz gerekir.

Eğitimde Ödül ve Ceza

Eğitimde Ödül ve CezaEğitim öğrencilere istendik yönde davranış kazandırma sürecidir. Bu süreç zor ve sıkıntılı bir süreçtir. Bu süreçte başarılı sonuçlar elde etmek için bir çok yöntem ve teknik kullanılır. Her bireyin öğrenme hızı ve yöntemi farklıdır. Bu yüzden değişik yöntemler ve teknikler geliştirilmiştir. Bütün bireyler için ortak öğrenme ve öğretme biçimi yoktur.  Her birey özeldir değerlidir ve tektir. Bu yüzden her öğrencinin öğrenme hızı ve tekniği farklıdır.

Öğrenmeler üzerinde ödül ve cezalar oldukça etkilidir. Birçok öğrenci ödüle kavuşmak için öğrenirken bir çoğu da ceza almamak için öğrenir. Bu anlamda ödül ve ceza doğru yerde doğru biçimde kullanılırsa eğitimde bizi istenen noktaya getirebilir.

Eğitimde cezaya sık başvuran bir eğitimci eğitim konusunda yetersizliğini ceza vererek kapatmaya çalışıyordur. Sık ceza veren eğitimci öğrencinin seviyesine inmede dersleri öğrenciye kazandırmada zorluk çekiyor demektir. Dersi verimli ve zevkli hale getiremeyen öğretmen öğrencinin başarısızlığını öğrenciye bağlayarak sık ceza yöntemlerine başvurur.

Eğitimde ceza yerinde ve zamanında kullanılmalıdır. En etkili ceza ise öğrenciyi sevdiği şeyden mahrum bırakma cezasıdır. Dersine çalışmayan öğrencinin elinden tabletinin alınması en güzel cezadır. Yoksa öğrenciye uygulanan şiddet bağırma hakaret korkutma iyi cezalar değildir. Suçu anlık olarak bastırır kalıcı çözümler sunmaz. Eğitimde sık sık ödüllendirmeler yapılmalıdır. Ödüllendirmeler öğrencinin yaşına zekasına uygun olmalıdır. Abartılmadan yerinde ve zamanında ödüllendirmeler eğitimde etkili sonuçlar almamızı hızlandıracaktır.

Eğitimde Kaynak Kitap Sorunu

Eğitimde Kaynak Kitap SorunuEğitim öğretim faaliyeti içinde başarının arttırılması adına birçok öğretmenimiz öğrencilerini kaynak kitap kullanmaya teşvik etmektedir.  Bilindiği üzere milli eğitimin adlığı son kararlarla artık okullarda kaynak kitap kullanımı yasaklanmıştır. Sınıfında kaynak kitap kullandığı tespit edilen öğretmen hakkında yasal işlemler başlatılmaya başlandı. Tüm bu önlemlerden sonra artık öğretmenler çocuklara artık kaynak kitap aldıramaz hale geldi. Sorun çözülmüş gibi görünüyor.

Yasak koymak ve gerekli ceza uygulamak sorunları çözmüş gibi görünse de bu durum daha büyük sorunlara neden olmaktadır. Bilindiği üzere birçok öğretmen ders kitaplarının içerik yönünden zayıf olmasından şikâyetçi durumdadır. Bu durumu kaynak kitap kullanarak gidermek isteyen öğretmenlerin artık elleri kolları bağlandı. Bu durum eğitimde kalitenin düşmesine neden olacaktır.

Ders kitabında bir konunun anlatımı ve o konuyla ilgili zengin örnekler maalesef bulunmamaktadır. Bu durumda öğretmen o dersle ilgili o kazanımı ifade ederken zorlanmaktadır. Tek örnekle geçiştirilen konular öğrencilerde kalıcı öğrenmelerin oluşmasına engel olmaktadır. Evde kaynak kitap kullanıp öğrendiklerini pekiştirmek anlamında kaynak kitaplar eğitimde açılan bu yarayı sarmaktadır. Yasaklar ve cezalarla kaynak kitap kullanımı artık sona eriyor. Eğitimde açılan bu yaranın nasıl giderileceği merak konusu doğrusu. Bilinçli anne ve babalar tüm yasaklamalara rağmen kaynak kitaplarla çocukların evde okulda öğrendiği bilgileri pekiştirmesi için mücadele ederken bilinçsiz anne ve babalar okulda verilen eğitimin yeterli olduğunu düşünmektedir.

Eğitimde Geri Dönütün Önemi

Eğitimde Geri Dönütün ÖnemiYanlış öğrenmelerin tespit edilip anında düzeltilmesi olayına eğitimde geri dönüt denir. Kalıcı ve etkili öğrenmelerde geri dönütün yeri ve önemi büyüktür. Yanlış öğrenmeler kişiyi hayat boyu yanlışlara sürükler. Doğru bildiğinizin yanlış olması sizi hep başarısız kılar. Bu yüzden yanlışların düzeltilmesi gerekir.

Yanlış düzeltmede testlerin yeri ve önemi büyüktür. Özellikle testlerde yapılan yanlışlar kontrol edilirken bunu ben böyle biliyordum demek ki bu böyle değilmiş dediğimiz durumlar geri dönüt sisteminin çalıştığı sistemlerdir.  Test çözmenin kalıcı öğrenmede etkili olmasının en önemli sebebi geri dönüt sistemini çok iyi işleten bir teknik olmasıdır. Bir konuyu tüm boyutları ile testte ele alabilir varsa yanlış öğrenmeleri tespit edip eksikler giderilebilir.

Yanlış anlaşılmaların düzeltilmesinde verilen çalışma yaprakları ve ev ödevlerinin önemi büyüktür.  Veli kontrolünde yapılan ev ödevlerinde yanlış öğrenmeler veliler tarafından tespit edilip düzeltilebilir. Ödevlerini kendi başına yapan çocukların ödevlerinde dönüt alması zordur. Yanlış öğrenmeler verilen ödevlere de aynen geçecektir. Ödevleri kontrol eden öğretmen detaylı inceleme yaparsa bu dönütü sağlar. Her öğrencinin kağıdının detaylı incelenme imkanı olmayan eğitim sistemimizde ev ödevlerinden dönütler zor alınmaktadır.

Dönütler anında öğrenme anında yapılırsa etkili sonuçlar alınır. Bu yüzden dersler mutlaka bol etkinlikli işlenmelidir. Bir iki örnekle konuyu anlatıp geçmek hem kalıcı öğrenme sağlamaz hem de yanlış öğrenmelere kapı açar. Yanlış öğrenmelerin tespiti de zor hale gelir.

Doğru Meslek Seçimi

Doğru Meslek SeçimiMeslek seçimi hayatta en önemli seçimlerimizden birisidir. Bu seçimi yanlış yapmış hayatı boyunca mutsuz bir yaşam süren binlerce insanımız var. İlerleyen yıllarda büyük pişmanlıklar yaşamamak için doğru meslek seçimi yapmamız gerekir. Bu yazı dizimizde doğru meslek seçimi nasıl yapılır konusunda bir eğitimci olarak size bilgi ve deneyimlerimi anlatacağım.

Meslek seçiminde en önemli unsur yetenek ve ilgiler olmalıdır. Kişi çok iyi resim mi yapıyor kişi resim alanına yönlendirilmelidir. Kişinin yeteneği hangi yönde ise o yöne yönelmesi kişinin başarılı olmasını kolaylaştırır. Meslek seçiminde genelde anne ve babalar belirleyici etken olmaktadır. Küçük yaştan itibaren anne çocuğum doktor olacak baba öğretmen olacak der. Bu ikilem arasında çocuk ya doktor olur ya öğretmen. ikinci bir mesleği seçemez. Hal böyle olunca ilerleyen yıllarda sevmediği mesleği yaparak hayatı boyunca mutsuz bir yaşam sürmeye başlar.

Meslek seçimini doğru yapmak için kişinin ne istediği bilmesi gerekir. Hangi mesleği canı gönülden yapacak hangi alanda yeteneği var. Bunun için kişinin önce kendini tanıması gerekir. Kendini bilmeyen tanımayan yeteneklerinin ve ilgilerinin farkında olmayan birey doğru meslek seçimi yapamaz. Kişi kendini tanıdıktan sonra meslekleri tanıması gerekir. Hangi mesleğin hangi zorluğu var hangi meslek hangi yeteneği gerektiriyor. Hangi meslekte kendini ve kişiliğini bulabilecek. Tüm bu soruları cevaplamadan kişinin meslek seçimi yanlış meslek seçimi ile sonuçlanmasına neden olacaktır.

Dershanelerin Öğrenci Başarısına Etkisi

Dershanelerin Öğrenci Başarısına EtkisiÇocuğumu acaba dershaneye göndermeli miyim? Dershanelerin çocuğumun başarısı üzerinde nasıl bir etkisi var? Acaba çocuğum dershaneye gitmeden de başarılı olabilir mi? gibi sorular kafanızı kurcalıyorsa yazı dizimiz kafanızı kurcalayan sorulara cevap bulmanıza yönelik hazırlandı. Yazı dizimizi dikkatle takip ederek sorularınıza çözüm bulabilirsiniz.

Çocuğunuzu mutlaka dershaneye göndermelisiniz. Bir eğitimci olarak dershaneyi tavsiye etmemin sebeplerini şu başlıklar altında inceleyebiliriz.

1-Dershane çocuğunuza disiplinli bir çalışma alışkanlığı kazandıracaktır. Çocuğunuz haftada 20 saat düzenli olarak ders çalışmış olacak. Dershaneye gitmeden bir çocuğun kendiliğinden 20 saat haftalık ders çalışması çok zordur. Bu anlamda dershaneler çocuklarınıza disiplinli çalışma alışkanlığı kazandıracaktır.

2-Dershaneler zengin öğrenme ortamlarına sahiptir. Çocuklar derslerde öğrendikleri konuları tekrar edip pekiştirebileceği ortamlara dershaneler aracılığı ile kavuşur. Dershanelerde dağıtılan testler izletilen videolar birebir etkinlik odaları ile çocuklarınız aktif öğrenme ortamlarına girmiş olur.

3-Dershaneler çocuğunuzun sosyal bir kişiliğe sahip olmasında önemli rol oynar. Çocuğunuz dershaneden edindiği arkadaşlarla iyi bir ortam oluşturur. Öğrenme ortamını rekabete ve tatlı bir süreç haline getirebilir. Dershanelerde yapılan deneme sınavları ile çocuğunuz çalışma temposunu görebileceği gibi eksik konularını görme şansı elde edebilir. Dershaneler bir nevi okulun provası niteliğinde olacağı için çocukların okul başarısına olumlu katkıları vardır. Dershanede derinlemesine konuları öğrenen öğrenci okulda sınavlarda yüksek not alıp ortalamasını arttırabilir.

Çocuklarda Sık Görülen Davranış Bozuklukları

Çocuklarda Sık Görülen Davranış BozukluklarıTerbiyeli ve ahlaklı bireyler yetiştirmek tüm anne ve babaların ortak hedefleridir. Bu hedefe ulaşmak için çocuğa ciddi terbiye verilir. Yapması gerektiği davranışlar ve yapmaması gerektiği davranışlar güzelce ifade edilir. Çocuk sosyal bir canlıdır. Her şey bizim evde verdiğimiz talimatlarla yürümüyor. Çocuk sokak gibi bir derya ile buluşuyor. Burada her türlü çocukla haşir neşir oluyor. Sizin aşıladığınız değer yargılar benlik bütünlüğüne iyi işlememişse sosyal çevre çocuğunuzu bozabilir.

Sosyal çevrenin bozduğu çocuklarda ciddi davranış bozuklukları meydana gelir. En sık görülen davranış bozuklukları şunlardır:

1-Yalan Söyleme: Köşeye sıkışan her çocuk savunma mekanizması gibi kendini koruma eğilimine girer. Kötü duruma düşmemek, ceza almamak , içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için kolayca yalan söyleyebilir. En sık yalanlar genelde nerdeydin sorusu üzerine söylenir. O dakika bir senaryo uydurulur.

2-Küfür: Evde siz ne kadar kibar ve nazik konuşursanız konuşun sokakta çocuk küfürlere maruz kalabiliyor. Sinirlenen ve öfkelenen çocuklar öfkelerini ifade etmek adına kolayca küfür edebiliyor. Küfür etme davranışı çocuklarda seçici ortama göre ortaya çıkar. Küfür ettiğinde cezalandırılabileceği ortamda küfür etmeyen çocuk serbest ortamlarda rahat küfür edebilir.

3-Hırsızlık: Hırsızlık genellikle çocukların mahrum oldukları şeyi elde etmek için başvurdukları yoldur. Kıskançlık duygusu ile birleşerek çocuklar çok arzu ettikleri şeyi çalabilirler.

Çocuklarda Özgüven Eksikliği

Çocuklarda Özgüven EksikliğiMerhaba sevgili okurlarım. Yepyeni bir yazı dizisi ile yine sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu yazı dizimde sizlere çocuklarda görülen özgüven eksikliğinin temel nedenleri hakkında bilgi ve deneyimlerimi aktaracağım. Keyif alarak okuyacağınız bir yazı dizisi olmasını temenni ediyorum.

Çocuklarımız okula büyük bir özgüven eksikliği içinde gelmektedir. Bir eğitimci olarak 7 yıllık meslek hayatımda bunu gözlemledim. Bunun temel nedenleri şunlardır:

1-Çocuklara evde hiçbir iş yaptırılmıyor. Aman yavrum sen kırarsın sen dökersin diyerek bütün işler anne ve babalar tarafından yapılmış. Çocuklara okulda görev ve sorumluluk verildiğinde aman hocam ben kırarım dökerim ben yapamam ki cevabını alıyoruz. Çocuklar kendilerini kabiliyetsiz ve yetersiz görmektedir. Bu yüzden hiçbir işi yapmak istemiyor. Denemekten başarısız olmaktan korkuyorlar.

2-Çocuklar özgüveni düşük biçimde okula geliyor. Yaptığı başarısız denemelerde anne ve babalarından azar ve hakaret işiten çocuklar artık deneme yapmak istememekte ne yaparsa yapsın o işte başarılı olamayacağına ilişkin öğrenilmiş çaresizlik durumları yaşamaktadır. Bu da çocuğun başarılı olmasında büyük handikap olmaktadır.

3-Çocuklara hep çocuk olduğu hatırlatılmış iş verilmemiştir. Çocuklar verilen işlerde ben daha çocuğum onu yapacak kapasiteye daha gelmedim diyerek deneme yapmaktan çekinmektedir. Çocuklara artık büyüdükleri iş yapabilecek duruma geldikleri düzgün biçimde anlatılmalıdır. Yapabileceği görevler verilip sürekli her olumlu davranışı pekiştirilip ödüllendirilmelidir. Ancak böyle o başarılı olamam tabusu yıkılabilir.

Çocuklarda Davranış Bozuklukları

Çocuklarda Davranış BozukluklarıÇocuğum çok kolay yalan söylüyor? Çocuğumda hırsızlık yapma eğilimi var? Çocuğum küfür ediyor? Büyüklerine hiç saygısı yok? Gibi davranış bozukluğu içinde bulunan öğrencilerin velileri genelde hep aynı söylemlerle yakınmalar yapar. Çocukların olumsuz davranışları ve bunlardan dolayı çok utandıkları durumu değiştirmek için ne yapacaklarını bilmediklerini söylerler. Bu yazı dizimizde bu soruların kökenine inip çözüm üretmeye çalışacağız.

Davranış bozukluklarının kökenine inmek gerekir. Bu anlamda davranış bozukluğu ne amaçla yapılıyor. Bu iyi analiz edilmelidir. Bir çok çocuk dikkat çekmek için sorun yaratır. Sorunlarla bak ben de yaşıyorum ben de bir bireyim beni artık fark et demeye çalışır. Birey olduğunu değerli olduğunu dikkati ancak bu şekilde çekebildiğini size davranışlarıyla gösterir.

Davranış bozuklukları genelde bir durumun eksikliği ile ortaya çıkar. Sevgi eksikliği güven eksikliği olan bireyler genelde çevresine güvensiz olur. Sürekli yalan söylerler ve sözlerinde vallahi billahi gerçek söylüyorum kelimelerini kullanır. Çünkü karşı tarafın kendisine inanmadığını güvenmediğini düşünür.

Davranış bozukluğunun kökenine inmek gerekir. Kişi neden yalan söylüyor. Bazen bizim yaptığımız yanlışlar birilerinin yalan söylemesine neden olabilir. Acaba o kişiyi yalan söylemeye iten neden nedir. Belki de bizim yüzümüzden yalan söylemek zorunda kaldı. Sürekli düşük not alırsan seni döverim diyen bir babaya düşük not alan öğrencinin doğru söylememesi bir bakıma babanın suçu değil midir?

Çocuklara Ev Ödevlerini Sevdirmek

Çocuklara Ev Ödevlerini SevdirmekOkulda öğrenilen bilgileri pekiştirmek amacıyla çocuklara verilen ödevlere ev ödevi denir. Ev ödevlerinde iki amaç vardır. Birinci amaç çocukların okulda öğrendikleri bilgileri pekiştirmek, diğer amaç çocukların boş vaktini değerlendirmesini sağlamaktır.

Çocuklar ev ödevlerini sevmezler. Bunun bir çok sebebi vardır. Çocuklara ev ödevlerini sevdirmek için çocukların neden ev ödevlerini sevmedikleri olgusu üzerine yoğunlaşmak gerekir. Bu olguları düzeltirsek çocuklarımız ev ödevlerini severek yapacaklardır. Ev ödevini sevdirmek adına şunlar yapılmalıdır:

1- Aşırı ödev vermek çocuğun ev ödevlerinden tiksinmesine neden olur. Bazı öğretmenler çok ödev vererek çocuğu başarılı kılacağını düşünür. Ödev amacına uygun verilmelidir. Ödev konusunda abartmamak gerekir. Aşırı ödev çocukta yorgunluk ve bitkinlik yaratacaktır. Ödevlerini severek yapmayacaktır. Bir an önce bitse de kurtulsam derdine düşecektir.

2-Verilen ev ödevleri okulda öğretmen tarafından düzenli kontrol edilmelidir. Ödevleri kontrol edilmeyen öğrenciler nasıl olsa öğretmen ödevlerimize bakmıyor diye rastgele cümleler yazıp kağıdı doldurma yoluna gidecektir. Bu da verilen ödevin amacından şaşmasına neden olacaktır.

3-Ödevler veli kontrolünde yapılırsa anlamlı ve değerli olacaktır. Velinin öğrencisine oğlum ödevini yap demek yerine hadi gel birlikte kontrol edelim ödevlerini eksiklerin varsa görelim şeklinde yapıcı yaklaşarak çocukla birlikte ödevler yapılabilir. Çocuk ödev konusunda yalnız olmadığını anladığı an ödev yapmayı sevecektir. Özellikle ödevi sizinle yapmak isteyecek bundan büyük keyif alacaktır.

Çocuğu Yaz Tatiline Hazırlamak

Çocuğu Yaz Tatiline HazırlamakYaz mevsimi geliyor. Tüm anne ve babalar çocuklarını yaz tatiline hazırlaması gerekir. Okul döneminin sona ermesi ile birlikte çocuklar yazın büyük bir boşluk içine düşer. Günlerce saatlerce çocukların sokakta oyun oynaması doğru değildir. Sokakların tehlike saçtığı şu günlerde çocukların saatlerce sokakta kalması doğru değildir. Bu anlamda çocukların yaz tatiline hazırlanması gerekir. Bu yazı dizimizde çocuklarınızı yaz tatilinde nasıl meşgul edebileceğiniz konusunda bir eğitimci olarak duygu ve düşüncelerimi siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim

Çocuklar için yaz tatilinde yapılabilecek etkinlikler şunlardır:

1- Yaz okulları: Maddi durumunuz iyi ise çocuklarınızı yaz okuluna gönderebilirsiniz. Çocuk zaten okuldan yeni çıktı yine mi okula gönderelim diye düşünmeyin. Yaz okulları normal okullar gibi ders ağırlıklı değil sosyal etkinlik ve oyun ağırlıklıdır. Çocuğunuz hem eğlenip hem öğreneceği güzel etkinlikler yaz okullarında tasarlanır. Yaz okullarında basketbol, futbol, voleybol gibi bedensel etkinliklerin yanında, satranç gibi zihinsel etkinliklere yer verilir.

2- İş kollarında çalıştırmak: İleriye dönük meslek öğrenmesi bakımından mahallenizde bulunan berber, marangoz, terzi, eczane gibi iş kollarında çocuğunuzu çalıştırabilirsiniz. Böylece para kazanmanın zorluğunu, mesleğin inceliklerini, kendi parasını biriktirmenin ve kazanmanın zorluklarını öğrenebilir. Ağır iş kollarında çocuğunuzun ezilircesine çalışması doğru değildir.

3-Akraba ziyareti: Yaz tatilinde akraba ziyaretine gitmek çocuğun bunaldığı sosyal çevresinden uzaklaşmasına yeni yerler keşfetmesine ve yeni dostluk arkadaşlıklar kurmasına vesile olacaktır.

Çocuk Terbiyesinde Doğru Yaklaşımlar

Çocuk Terbiyesinde Doğru YaklaşımlarÇocuk terbiyesi her anne ve babanın üzerinde önemle durduğu bir konudur. Her anne ve baba terbiyeli ve başarılı evlat yetiştirmek ister. Bunu başarmak için her anne ve babanın kendine özgü yaklaşımları vardır. Eğitimci bir baba olarak bu yazı dizimde çocuk terbiyesinde doğru yaklaşım tarzlarını anlatacağım. Yazı dizimin tüm anne ve babalara rehber olması tek temennimdi.

Çocuk terbiyesinde doğru yaklaşım tarzları şunlardır:

1- Çocuğunuzun her zaman yanında yer alın. Başarılı olduğunda ödüllendirip başarısız olduğunda cezalandırmak doğru değildir. Başarısız olduğunda yanında yer alıp ona psikolojik destek vermelisiniz. Ben her zaman senin yanındayım mesajını ona net olarak iletmelisiniz.

2- Çocuğunuza güvenin. Ona sürekli ders çalış demeyin. Neden ders çalışması gerektiğini güzel bir şekilde anlatın. Ona ortamlar yaratın. Dersine çalış demek yerine hadi gel birlikte derslerini bir kontrol edelim diyerek ona yardımcı olun. Hesap sorucu bir diktatör olmaktan çıkıp ona yardımcı olan bir rehber kimliğine bürünün.

3- Kıyaslama yapmayın. Evladınızın değerli ve kıymetli olduğunu ona hissettirin. Kimsenin ondan üstün olmadığını ona söyleyin. Başarılı olması için ona fırsat ve zaman tanıyın. Bir başkası ile kıyaslamak çocuğunuza yetersizlik duygusu aşılayacaktır. Kıyaslamak onu beğenmediğiniz yetersiz bulduğunuz anlamına gelecektir.

4- Çocuğunuzun özgüvenini sağlayın. Onlara görev ve sorumluluk verin. Başarılı olduklarında onları ödüllendirin. Yapamadıklarında sabırla bekleyip neden başarısız olduğunu güzelce izah edin.

Çocuk Okula Nasıl Hazırlanır?

Çocuk Okula Nasıl Hazırlanır?Canımızdan can parçamız evladımız okula başladı. Onu okula en iyi şekilde hazırlamak biz anne ve babaların asli görevidir. Onun arkadaşlarının yanında değer kazanması, okulda sıkıntı çekmeden eğitim- öğretime katılması için okula hazırlıklı gitmesi gerekir. İlk yıllarda ne gibi hazırlık yapmak gerektiğini bilmeyen çocuğa bu konuda anne ve babanın destek olması gerekir.

Çocukların okula hazırlanması konusunda velilere düşen görev ve sorumluluklar şunlardır:

1- Zamanlama: Çocuğun okula zamanında gidebilmesi için sabah erken kalkıp, kahvaltısını yapıp, çantasını hazırlayıp, okul vakitlice gitmesi gerekir. Zamanlamayı anne ve babanın iyi hesaplayıp çocuğun okula hazırlık zamanlamasını rutine bağlaması gerekir. Zamanlamada çocuğun uyku saati çok önemlidir. Bir gün saat 9 da yatıp diğer gün 10 da yatan çocuğun uykusunda düzensizlikler oluşacaktır.

2- Kahvaltı ve beslenme: Çocukların okulda zihinde olmaları için mutlaka sabah kahvaltı yapması gerekir. Öğlen arasına kadar acıkan çocukların aralarda atıştırması için mutlaka beslenme konulması gerekir. Aç karnına okula gelen çocuklar okulda güçten enerjiden düşüp eğitim-öğretimde istenen hedeflere ulaşmada sıkıntı yaşamaktadır.

3- Kılık Kıyafet: Çocuğun okula temiz elbise, ayakkabı ile gitmesi önemlidir. Çocuğun giyeceği kıyafetleri yıkayıp ütülemek annelerin görevidir. Çocukların cebine mutlaka mendil konulması gerekir.

4- Çanta Hazırlığı: Haftalık ders programına göre çanta hazırlanmalıdır. Bütün kitapları çantaya koymak, gereksiz şeylerin okula gitmesine engel olmak anne ve babaların kontrolünde gerçekleşir.

Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemez

Çocuklar Neden Ders Çalışmak İstemezÇocuğum bir türlü ders çalışmıyor ne yaptıysam onu masaya oturtamadım gibi söylemler tüm anne ve babaların ortak söylemleri haline geldi. Çocuğunun kendisini anlamadığını onun iyiliğini düşündüğünü söyleyip onu masaya oturtabilmek için yanlış yöntem ve taktikler uygulayan anne ve babalar için faydalı olabilecek bir yazı dizisi hazırladık.

Anne ve babaların çocuklara şu bakış açıları ile bakmalarını bir eğitimci olarak tavsiye ederim.

1-Onlar çocuktur. Yaşının gerektiği gibi davranırlar. Oyun çağında oldukları için oyuna düşkün olmaları gayet doğaldır. Bizlerse büyük insanlarız o yüzden bizim gibi düşünmemeleri gayet normaldir.  Onların geleceği görme ve algılama kapasiteleri yoktur. Oyun oynamak enerjilerini bir şekilde boşaltmak zorundadır. Bunu da en iyi oyunla yapabilirler.

2-Baskıcı ve ceza verici olmanız sizi otoriter kılmaz. O yüzden bazı şeyleri sevdirerek yapmalısınız. Sürekli ders çalış yoksa akşam babana söylerim gibisinden tehdit etmek onu sürekli korkutmak doğru değildir. Onu korkutarak masaya oturtmanız yeterli değildir. Masada oturup ders çalışıyor imajı verip sizi kandırmaya çalışacaktır. Çünkü ders çalışmayı içinden geldiği sevdiği için değil siz istediğiniz için yapmaktadır.

3-Örnek olamaya çalışın. Söylediğini sözlerle eylemlerini ölçülü ve tutarlı olsun. Ona kitap oku demek yerine elinize kitap alıp hadi beraber kitap okuyalım demeniz daha doğru olacaktır. Model olarak sizi ve öğretmenini örnek aldığını unutmayın.

Çocuğunuza Arka Çıkmayın

Çocuğunuza Arka ÇıkmayınBir eğitimci olarak günümüzde en çok zorlandığımız konulardan birisi çocuk eğitimi ve terbiyesi konusunda velilerle sürekli karşı karşıya gelmemizdir.  Çocuğa disiplin vermek, çocuğu kalıba sokmak zor iştir. Bu süreçte bazı uygulamalar çocukların hoşuna gitmeyecektir. Çocuklar tembelliği yaramazlığı sever. Bu alışkanlıkları yok etmek için çocuğa ödül ve ceza gibi yöntemler verilebilir. Ceza alan çocuk bu durumu evde anne ve babasına şikayet edebilir.

Benim çocuğuma ne hakla ceza verir. Öğretmende kim oluyor. Benim çocuğum değerlidir kıymetlidir kimse çocuğuma böyle davranamaz deyip okula gelip okulda terör estiren öğrenci velilerimiz var. Çocuk arkasına velisini alıp öğretmenini zayıf düşürme yoluna gider. Öğretmene de inceden mesaj gönderir. Bak arkamda dağ gibi babam var sen bana ceza veremezsin ben istediğimi yaparım sen de kim oluyorsun der mesajı ile. Bundan sonra çocuğa şekil vermek kalıba sokmak zordur. Çünkü çocuk hiçbir anlamda artık öğretmenini saymıyor takmıyor ve çekinmiyordur. Bu üçlü ortadan kalktıktan sonra artık o öğretmenin çocuğa verebileceği bir şey kalmamış demektir.

Veliler eğitim konusunda öğrencinin değil öğretmenin yanında yer almalıdır. Yoksa ilerleyen süreçte öğrencileri kalıba sokamayıp terbiye veremediği için öğretmene söyleyeceği hiçbir sözü kalmıyor. Öğretmenin elini kolunu bağlayıp sonra süreci neden değiştirmediğini sorgulamak adaletsizlik değil midir? Bu yüzden eğitim konusunda öğretmeninize güvenip çocuğunuza arka çıkmamalısınız.

Çocuğumu Evde Nasıl Terbiye Ederim

Çocuğumu Evde Nasıl Terbiye EderimAnne ve babaların en büyük sıkıntılarından birisi evde çocuklarını terbiye etme konusunda büyük sıkıntılar çekmesidir. Bir çok anne ve baba bu konuda yeterli bilgi ve donanıma sahip değildir. Bu yüzden bu konuda çoğu zaman ne yapacağını bilmemektedir. Bir eğitimci baba olarak bu yazı dizimde bu sorulara çözüm olacak bilgi ve deneyimlerimi paylaşacağım.

Çocuk evde nasıl terbiye edilir?

1-Anne ve babanın evde mutlaka bir otoritesi olacaktır. Çocuk evde her istediğini yapıyorsa anne ve babanın bir müdahalesi yoksa büyük sıkıntılar kapıda demektir. Çocuğun günde kaç saat televizyon izleyeceğine nerde durup nerde durmayacağına anne ve baba karar vermelidir. Bunu yaparken de çocuğun özgüvenini ve özgürlüğü zedelenmemelidir.

2-Anne ve babalar çocukların eylemlerini sıklıkla sorgulaması gerekir. Ödevlerini yapıp yapmadığı anne ve baba tarafından düzenli olarak kontrol edilmelidir. Öğretmenle sık diyalog kurulmalı başarı ve devamsızlık durumu takip edilmelidir. Başı boş bırakılan öğrenciler genelde sorumsuz ve tembel öğrenciler olmaktadır. Takip edildiğini izlenildiğini bilen çocuk daha dikkatli ve disiplinli olacaktır.

3-Çocuklara evde mutlaka başarabileceği görev ve sorumluluklar verilmelidir.  Her şeyi çocuk adına yapmak doğru değildir. Çocuklarımızı hazırcılığa alıştırmayalım. Onların çevreyi sorgulayan araştıran mücadele eden, problem çözen, sorunlara  çözüm üreten bireyler olarak yetişmesini sağlamalıyız. Başarılı oldukları işlerde ödüllendirmeliyiz. Çizgiden çıktıklarında çizgiye girmeleri için onları arada cezalandırmalıyız.

Çocuğuma Bilgisayar Almalı Mıyım

Çocuğuma Bilgisayar Almalı MıyımÇocuklarını kötülüklerden korumak isteyen bir çok anne ve baba çocuklarına bilgisayar alınması konusunda büyük tereddütlere düşmektedir.  Bilgisayarın eve girmesi ile çocuklarında bozulma meydana geleceğini düşünüp çocuklarını internet kafeye gitmek zorunda bırakılan anne ve babalara bilgisayar alınıp alınmaması konusunda bilgi ve deneyimlerimi anlatmak için böyle bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim.

Yasaklar her zaman tatlıdır. Siz çocuğunuzu bilgisayardan uzak tutmak için eve bilgisayar almazsınız. Çocuğunuz okul çıkışında bu ihtiyacını gidermek için sizden habersiz internet kafelere gider. Bu kafeler günümüzde pislik yuvası haline geldi. Birçok kötü alışkanlıklar ve şiddet eğilimleri maalesef bu mekanlardan aşılanmaktadır. Çocuklarınızı bu mekanlara esir etmek istemiyorsanız evinize bilgisayar almalısınız.

Evinize bilgisayar aldığınızda bilgisayarı çocuğunuza kontrollü bir biçimde vermelisiniz.  Bilgisayara girişleri istedikleri zaman sınırsız bir boyutta değil günlük sınırlı olarak girmeleri gerekir. Dersler bittiği zaman günlük 1 saat giriş ideal bir zamanlamadır. Bilgisayar çocuğa ödül olarak verilirse amacına uygun biçimde kullanılmış olunur. Bilgisayarlara mutlaka filtre koymalısınız. Çocuğunuzun zararlı sitelere girmesini böylece engellemiş olursunuz. Bir de çocuğunuza çaktırmadan google girişlerinden çocuğunuzun hangi kanallara girdiğini takip etmelisiniz. Farkına varmadan çocuğunuz bir takım örgütlerin oyuncağı hale gelebilir istenmeyen davranışlar sergileyebilir.

Şiddet eğilimli filmler oyunlar oynaması kesinlikle yasaklanmalıdır. Bilgisayar iyi amaçlar ve güzel kazanımlar için kullanılmalıdır. Amacına uygun kullanılmadığında evde patlamaya hazır bir bombadır bilgisayar. Bu anlamda velilerin oldukça dikkatli olması gerekir.

Eğitimde Biz Neden Başarılı Değiliz

Eğitimde Biz Neden Başarılı DeğilizBiz neden başarılı değiliz? Bir eğitimci baba olarak bu sorunun cevabını siz değerli okurlarımla paylaşmayı kendime borç edindim. Yazı dizimden fayda görüp hayatınıza şekil vermesi tek temennimdir.

Biz neden başarılı değiliz bunun temel nedenleri şunlardır:

1-Eğitim sistemimizde ciddi çatlaklıklar var. Bunları şu başlıklar altında inceleyebiliriz.

*Sınıf tekrarının olmaması

*Nüfusa bağlı olarak okulların çok donanımlı olmaması

*Eğitim fakültelerinde verilen eğitimin yetersizliği

*Öğretmenlerin maaşının azlığından dolayı ek işlere yönelmesi

*Velilerin bilinçsiz olması

*Toplumsal çevrenin bozucu etkileri

*Çocukların hedef koymada eksikliği ve hedefsizliği

*Eğitimin yapıcılıktan çok çocukları yarışmaya teşvik etmesi

*Eğitimde ezberci yaklaşımın devam etmesi

Başarılı olmak istiyorsak temelden eğitim sistemimizdeki çatlakları gidermeliyiz. Bu anlamda öğrenci çalışsa da çalışmasa da sınıfı geçmesi anlayışı yıkılmalıdır. 7.sınıfa geçip okuma yazma bilmeyen öğrencilerin olması eğitim sistemindeki bozukluğun en önemli göstergelerinden birisidir. Eğitim sisteminin uzmanlarca doldurulması gerekir. Ders kitapları konuların uzmanları tarafından hazırlanmalı. İçerik yönünden zengin olmalı bol örneklerle eğitim desteklenmelidir.

Öğretmen maaşları düzeltilmeli. Öğretmenlerin ekonomik düzeyi arttırılmalıdır. Bugün okulda çay işlerine bakan bir memur ile öğretmenin maaşının aynı derecede olması eğitime verilen önemin ne kadar az olduğunu gözler önüne sermektedir.

Veliler ciddi anlamda bilinçlendirilmelidir. Veli seminerleri düzenlenmelidir. Dönem başı ve dönem sonu yapılan veli toplantıları okul veli ilişkisini canlı tutmaya yetmemektedir. Bu anlamda velilere ulaşılmalı iyi bir kontak kurulmalıdır.

Başarısızlığın Temel Nedenleri

Başarısızlığın Temel NedenleriBaşarılı evlat yetiştirmek isteyen anne ve babalar yazı dizimizi dikkatle tavsiye etmenizi tavsiye ederim. yazı dizim sorularınıza cevap olmak bu konuda size destek olmak için bir eğitimci ağzından yazıldı. Yazı dizimizin size faydalı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.

1-Başarısızlığı tetikleyen tüm olumsuz durumların ortadan kaldırılması gerekir. Öğrencinize verimli bir ders çalışma ortamı hazırlayarak işleme başlamalısınız. Çalışma ortamının sesten ve aşırı ışıktan arınık ılık ve sağlıklı bir ortam olmasına dikkat etmelisiniz.  Aşırı soğuk ya da sıcak ortamlarda kişi verimli ders çalışamaz. Üşüyen bir öğrenci ya da çok sıcak ortamda mayışan bir öğrenci kendini dersine çok iyi veremez. Televizyon karşısında ders çalışan bir öğrenci dikkatini derslerine yoğunlaştırmada güçlük çeker.

2-Zengin öğrenme ortamları oluşturun. Öğrencinizin eksik olduğu konulardan özel öğretmen tutabilir kurslara ya da dershaneye gönderebilirsiniz. Zengin öğrenme ortamı çocuklarınızın öğrenmesini kalıcı hale getirecek öğrendiklerini pekiştirmek için imkanlar yaratacaktır.

3-Başarı ve başarısızlık durumlarını ödüllendirin ya da cezalandırın. Çocuk çok çalıştığında başarılı olduğunda onu hoşuna gidecek bir şeyle ödüllendirmelisiniz. Bunu önceden söylemenizde fayda var. Çünkü derslerine daha hırslı ve istekli biçimde çalışacaktır. Çalışmadığında tembellik ettiğinde neleri kaybedeceğini nelerle cezalandırılacağını bilmelidir. Çalışmanın kendisine nasıl artı değer kazandıracağını çalışmadığında hangi pozisyona düşeceğini önceden bilmesi çocuğun derslerine daha istekli çalışmasına neden olacaktır.

Başarılı Evlat Nasıl Yetiştirilir?

Başarılı Evlat Nasıl Yetiştirilir?Bizim kerata bir türlü başarılı olamıyor. Belli okumaya yüzü yok bunun. Okul bitsin bunu tamirciye vermek şart oldu. Biraz çalışsın da burnu sürtsün hayatın ne denli zor olduğunu anlasın sözleri birçok anne ve babaların ortak lakırdısı haline geldi. Başarılı evlat yetiştirme konusunda ne kadar üzerimize düşeni yapmışız gelin bir eğitimci olarak birlikte inceleyelim. Tüm faturayı evladımıza kestiğimiz başarısızlıkta ne kadar pay sahibi olduğumuzu görelim.

1-Evde çocuğunuz için iyi bir eğitim ortamı oluşturdunuz mu? Çocuğunuza ait sıcak ve sesiz bir odanız var mıydı? Çocuğunuz ders çalışırken siz de televizyonda bütün dizileri takip ettiniz mi? Aynı odada çalışmaya mahkûm edip dikkatini televizyonla dağıttığınız evladınızın başarısız olmasında acaba siz ne derece pay sahibisiniz.

2-Evladınızı zengin öğrenme ortamlarına soktunuz mu? Ona eksik olduğu konularda özel ders aldırdınız mı? Dershane kurs gibi öğrenme ortamlarına sokmayı denediniz mi? Başarılı olması için ona zengin kaynak kitapları aldınız mı? Kalemi defteri silgisi olmadan okula gittiğinden haberiniz var mıydı? Onun başarı ve devam durumunu ne kadar takip ettiniz. Veli toplantılarına gittiniz mi? Öğretmeni ile ne sıklıkla görüştünüz.

3-Başarısızlığında hesap sormayı bilen veliler olarak başarılı olduğu durumlarda ne derece onu ödüllendirdiniz. Başarısızlığını yüzüne vurup duruyorsunuz ya başarılı olunca ne kadar lafını ettiniz. Kimlerle kıyasladınız, başarısız olduğunda da onun yanında yer aldığınızı ne kadar ona hissettirebildiniz.

Ağlayan Çocuğu Susturmak

Ağlayan Çocuğu SusturmakSabahtan akşama kadar bangır bangır ağlayan bir çocuğunuz mu var? Ne yaparsanız yapın onu susturamıyor musunuz? Ağlayarak her istediğini size yaptırıyor mu? Yazı dizimizi dikkatlice okuyun. Yazı dizimiz uzman bir eğitimcinin görüşleri alınarak yazıldı. Dikkatle okumanızı önemle tavsiye ederiz.

Bangır bangır ağlayan çocuğunuzun ağlama sebebi çok basit? Ağlama sebebi sizsiniz. Ağlayarak istediğini elde etmeyi ona siz öğrettiniz. O yüzden bu durumdan şikayet etmeye hakkınız yok. Bu durumu düzeltmek sizin elinizde. Biraz zor ve uğraştırıcı olacaktır ama çabalarsanız bunu yapabilirsiniz.

Çocuğunuz ağlıyor mu? Onu alıp bir odaya koyup burada sabaha kadar ağlayabilirsiniz deyin. O sizin bu tavrınıza çok şaşıracaktır. Ağlama şiddetini daha da arttıracak kendisine çevresine ve odaya zarar vermek isteyecektir. Ağlama davranışının artması iyiye işarettir. Çünkü yavaş yavaş artık istenen kıvama giriyor demektir. Ağlama davranışına kulak asmayın. Ona şu mesajı net bir şekilde iletmelisiniz. Artık ben eski ben değilim. Sen ağlayarak artık her istediğini elde edemezsin.

Ağlama davranışı sussun diye ona istediğini verdiğiniz an savaşı kaybetmişsiniz demektir. Ona da artık her istediğini ağlayarak elde edebileceğini öğretmiş olursunuz. Bu anlamda ağlama şiddeti artsa da kendini paralasa da aldırış etmeyin. Dirençli olun ve sabredin. Göreceksiniz kısa zamanda artık ağlama davranışı sona erecek siz de kazanmanın mutluluğunu yaşayacaksınız.

Ağaç Yaşken Eğilir

Ağaç Yaşken EğilirAnne ve baba olarak hayattaki en büyük gayelerimizden birisi vatana millete hayırlı evlat yetiştirmektir. Bir eğitimci olarak bu yazı dizimde anne ve babalara çok yetiştirme konusunda önemli bilgi ve tecrübeleri aktaracağım. Keyif alarak fayda bularak okuyacağınız bir yazı dizisi olmasını temenni ediyorum.

Terbiye çocuklara küçük yaştan itibaren verilmesi gerekir. Zamanında atılmayan adımlar ilerleyen yıllarda hayatta hep sorun teşkil etmiştir. Nasıl ki bir bitkinin büyüyüp yetişmesi için zamanında tohumun toprağa atılması gerekirse çocuk terbiyesi de zamanında verilmelidir. Küçük yaşta verilmeyen bazı değerler ilerleyen zamanlarda verilemez hale geliyor. Çocuk büyüdükçe özgürleşip anne ve babaya olan bağlılığı azalmaktadır. Bu yüzden anne ve babalar çocuklara egemen olduğu dönemde verilmesi gerekenleri vermesi gerekir.

18 yaşına gelmiş ergenliğe girmiş anne ve babasına saygısı olmayan gençler görüyor ve üzülüyoruz.  Anne ve babalar çocukların bu durumundan oldukça şikâyetçi olup söylenip duruyorlar. Zamanında ipleri çocuğun eline veren anne ve babalar zaman geçtikçe çocuk üzerindeki etkisini kaybetmektedir. Bu yüzden küçük yaşta çocuğa hükmetmek gerekir. Küçük yaşta iken sınırsız özgürlük verilen çocuklar zamanla anne ve babasını artık takmaz hale geliyor. Anne ve babanın sözü artık evde geçmez hale geliyor.

Çocuğa sunulan zengin imkanlar, kolay elde edilen şeyler zamanla değerini yitiriyor. O yüzden çocukları hazır elde etmeye alıştıran anne ve babalar zamanla bunun sıkıntısını çekiyor.

ÖSYM YGS Sınav İstatistiklerini Açıkladı

ÖSYM YGS Sınav İstatistiklerini AçıkladıÖSYM  YGS sınavına ilişkin istatistik verileri açıkladı. Verilerde değerler çok ilgi çekici ve göze çarpıcı geldi. İşte ÖSYM’nin YGS istatistikleri:

1- 102.949 kişi sınava girmekten son anda vazgeçti. 2 milyon 265 bin 844 adayın 102 bin 949’u başvuru yapıp ücret ödediği halde sınava girmediği açıklandı.  Geçen yıl bu sayı 61 bin 482 de kalmıştı.

2-  103.492 aday sınav ücretini ödemediği için sınava giremedi. Geçen yıl bu sayı 62 bin 822 idi.

3- 1457 adayın sınavı çeşitli nedenlerle geçersiz sayıldı. Bu sayı geçen yıl 473’dü.

4- YGS-1 Sınavında 1 milyon 301 bin 126 aday 150 ve üzeri puan aldı. 773 bin 322 aday 180 ve üzeri puan aldı.

5- YGS-2 Sınavında 1 milyon 308 bin 936 aday 150 ve üzeri puan aldı. 762 bin 359 u 180 ve üzeri puan aldı.

6- YGS-3 Sınavında 1 milyon 824 bin 654 aday 150 ve üzeri puan alırken 1 milyon 476 bin 908 i 180 ve üzeri puan aldı.

7- YGS-4 Sınavında 1 milyon 805 bin 711 kişi 150 ve üzeri 1 milyon 426 bin 897 si 180 ve üzeri puan aldı.

8-YGS-5 Sınavında 1 milyon 726 bin 622 kişi 150 ve üzeri 1 milyon 317 bin 761 kişi 180 ve üzeri puan aldı.

9- YGS-6 sınavında 1 milyon 573 bin 155 aday 150 ve üzeri 1 milyon 84 bin 180 aday 180 ve üzeri puan aldı.

Ev Taşımanın Zorlukları

Ev taşımanın zorluklarını çok iyi bilen nakliyat firmamız Karahasan Nakliyat siz değerli okuyucularına ev taşımada ambalajlama teknikleri hakkında bilgi vermeyi kendimize görev edindik. Yazı dizimizin tüm nakliyat camiasına faydası olması tek temennimizdir.

Eşyaların temizliği ve zarar görmemesi için nakliyatta ambalajlama çok önemlidir. İyi ambalajlama eşyaların temiz ve sağlam bir şekilde taşınmasını sağlar.  Ambalajlama yaparken şu hususlara dikkat etmelisiniz.

1- Oturma Gurupları:  Oturma gurupları Karahasan Nakliyat firması bünyesinde yer alan uzman ambalajlama ekibi tarafından tüm noktaları kapanacak şekilde sert kaplama malzemeleri ile ambalajlanır. Ambalajlama kirlenmelere ve olası taşıma hatalarında zarar görmeleri minimum düzeye indirir.

2- Eşya Kolileri:Eşya kolilerinin alt ve üstü koli bandı ile iyi sarılmalıdır.  Taşınma sırasında kolilerin altı çıkabilir ve eşyalarınız kırılabilir. Eşyaların ağzı iyi kapatılmalıdır. Taşıma sırasında eşyalarınızın ağzı açılabilir, eşyalarınız kirlenip zarar görebilir.

3- Beyaz Eşyalar: Beyaz eşyalarınız halatlı kaplama araçları ile tüm noktaları kapanacak şekilde ambalajlanır. Böylece beyaz eşyalarınız hem hijyen kalır hem de olası çizilmelere karşı önlenmiş olur.

4- Koli Üstüne Not Alma: Ambalajlanan koli üstüne not almak önemlidir. Özellikle kırılabilir eşyalarınız için dikkat kırılabilir yazmanız önemlidir. Taşıyanlar koliyi taşırken daha dikkatli taşır. Ayrıca koli üstüne hangi odaya ait olduğunu yazarsanız taşıma sırasında eşyanız  o odaya taşınır. Bu durum sizin de işinizi kolaylaştıracaktır.

Expertiz Ücreti

Alataş evden eve nakliyat firması olarak taşıma öncesi nakliyatı yapılacak eşyaları görmek için ekspertiz ekibimiz sizi ziyaret eder. Eşyalarınızı yerinde görerek bir çalışma planı hazırlar. Eşyaların hangi araçla taşınacağı, eşyaları asansörlü araçla mı asansörsüz araçla mı taşınacak, eşyaların sigorta bedeli gibi ince hesaplar ekibimiz tarafından yapılır. Taşıma maliyeti size ekspertiz tarafından çıkartılır.  Paketleme ve ambalajlanmanın ekibimiz tarafından mı yoksa sizin tarafınızdan mı yapılacağı belirlenir. Ekspertiz için sizden ekibimiz herhangi bir ücret almaz.

Ekspertiz ekibimiz uzman bir ekiptir. Şimdiye kadar binlerce ev taşıma işi için ekspertiz hizmeti veren ekibimiz alanında eğitimli ve deneyimli kişilerden oluşur. Nakliyat sözleşmesi ekibimiz tarafından hazırlanır. Mutabık kalınan bütün maddeler size okunur. Belirtilen tarihte taşıma yapılır.

Uzun yıllardır hizmet veren Alataş evden eve nakliye firması olarak onlarca şube ve geniş bir çalışma filosuna sahibiz. Ne yaptığını bilen, planına sadık kalan ekibimiz taşımacılıkta kurumsal firma hizmeti vermeye devam ediyor.

Dikmen Nakliyat

Dikmen evden eve nakliyat firması olarak evden eve nakliyat hizmetlerini Ankara Dikmen semtinden Türkiye’nin tüm noktalarına sorunsuz bir şekilde yapıyoruz. Firma olarak çok güçlü bir alt yapımız var. Tüm çalışanlarımız alanında uzman ve deneyimli kişilerdir. Çalışanlar maaşlı müşterimizdir. Ekipmanlarımız kiralık usulü değil şirketimizin araçlarıdır. Bu yüzden nakliyat maliyetlerimiz oldukça düşüktür. Müşterilerimize en uygun fiyatı nakliyat konusunda bizim firmamız verebilir.

Dikmen evden eve nakliye firmasında ekspertiz hizmetlerini ücretsiz alırsınız. Eşya analiz ve taşıma maliyet raporu tarafınıza ücretsiz sunulur. Anlaşma olması dahilinde paketleme ambalajlama ve montaj hizmetlerini ücretsiz alabilirsiniz. Ambalaj ekibimiz tek kullanımlık ambalaj malezemesi ile eşyalarınızı güzelce paketler. Böylece eşyalarınızın hijyen durumu bozulmadan kırılma çizilme yaşanmadan taşınır. Asansör taşıma sistemi ile güvenli taşıma hizmeti alabilirsiniz. Taşıma konusunda hassas taşıma ekibi şimdiye kadar binlerce nakliyat işini sorunsuz teslime tmiştir.

Dikmen nakliyat tüm eşyalarınızı güvence altına almadan taşıma hizmeti vermez. Sigorta şirketi eşyalarınızı taşıma öncesi garanti kapsamına alır. Böylece tüm kazalara karşı ön önlem alınmış olunur. Olası kazalarda eşya bedeliniz tarafınıza ödenir. Taşıma işinden sonra hasar tespiti yapılır. Zarar gören eşyalarınız tespit edilip ödemesi tarafınıza yapılır.

Dikmen nakliye hizmeti almak için hepinizi ofislerimize bekliyoruz. Dilerseniz bizi telefonla arayarak nakliyat konusunda bilgi alabilirsiniz. Nakliyat konusunda sorunsuz hizmet almak için bizimle mutlaka iletişime geçmelisiniz.

Balgat Nakliyat

Balgat evden eve nakliyat firması olarak uzun yıllar Ankara Balgat bölge halkının nakliyat ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Bölgede oldukça aktif olan firmamız her geçen gün hizmet kalitesini arttırmaya devam ediyor. İstanbul Pendik bölgesinden Türkiye’nin tüm noktasına şehir içi ve şehirler arası nakliyat hizmeti vermeye devam ediyoruz.

Balgat evden eve nakliye firması olarak güçlü bir çalışma ekibimiz var. Nakliyat işinin ekip işi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu yüzden tüm işlerimizi planlı programlı yapıyoruz. Hiç bir müşterimizi mağdur etmeden sorunsuz nakliyat hizmeti veriyoruz. Paket ve ambalajlama ekibimiz eşyaların paketlenmesinden ve sorunsuz bir şekilde ambalajlanmasından sorumludur. Taşıma ekibimiz asansör sistemi ile eşyalarınızı kısa sürede sorunsuz bir şekilde taşır. Kurulum ve montaj ekibimiz eşyalarınızı yerinde usulüne uygun formatta söküp taşınacak yere ücretsiz bir şekilde montajını yapar.

Balgat nakliyat firmasında hizmetler garantili ve sigortalıdır. Taşıma işlemi başlamadan bütün eşyalarınız sigorta kapsamına alınır. Olası bir kaza durumunda zarar gören tüm eşyalarınızın bedeli tarafınıza sigorta şirketimiz aracılığı ile ödenir. Eşyanızı kendi eşyamız gibi özenli bir şekilde taşıyoruz. İşlem bittikten sonra ekibimiz hasar tespit çalışması yapıp zarar gören tüm eşyalarınızın  bedeli tarafınıza ödenmektedir.

Balgat evden eve taşımacılık firması ekipman ve çalışanları bünyesinde toplayıp nakliyat maliyetlerini düşürerek müşterilerine uygun fiyatla nakliyat hizmeti sunmayı amaçlamaktadır. İlkelerimizden ve değerlerimizden taviz vermeden kaliteli nakliyat hizmeti vermeye devam ediyoruz.

Bahçelievler Nakliyat

Bahçelievler  evden eve nakliyat firması olarak Ankara Bahçelievler bölgesinde özellikle  Bahçelievler bölgesinde aktif olarak nakliyat ve taşımacılık hizmeti vermekteyiz. Firma olarak çok güçlü bir ekibiz. Nakliyat hizmetlerini de oldukça uygun fiyata 1.sınıf kalitede sunuyoruz.

Bahçelievler  evden eve nakliye firması olarak hiçbir zaman müşterilerimizi mağdur etmedik. Şimdiye kadar aldığımız bütün nakliyat hizmetlerini başarı ile teslim ettik. Asansör sistemi ile taşıma alanında uzman ekibimiz eşyalarınızı kısa sürede güvenli bir biçimde taşınacak noktaya taşır. Ambalaj ekibimiz taşıma öncesinde eşyalarınızın paketlenip temiz ve hijyen bir şekilde taşınmasını sağlar. Sigorta şirketimiz taşıma öncesinde eşyalarınızı sigorta kapsamına alır. Böylece oluşabilecek bir kaza durumuna karşı tüm eşyalarını sigorta kapsamına alınır. Kazalarda eşyalarınızın bedeli tarafınıza ödenir.

Bahçelievler nakliyat hizmeti verirken birçok hizmeti ücretsiz alabilirsiniz. Kurulum montaj ekibi eşyalarınızı ücretsiz biçimde kurulum ve montajını yapar. Paketleme ve ambalajlama işini de ücretsiz alabilirsiniz. Ekspertiz ekibimizden eşya ve fiyat analizini de ücretsiz biçimde yaptırabilirsiniz.

Bahçelievler nakliye firması olarak Ankara Bahçelievler bölgesinde evden eve nakliyat, şehir içi nakliyat, şehirler arası nakliyat, ofis ve büro taşıma, parça eşya taşımacılığı gibi birçok alanda 1.sınıf kalite nakliyat hizmeti alabilirsiniz. Müşteri memnuniyet ilkesine göre çalışan firmamız kendisini seçen müşterileri her zaman mutlu etmeyi başarmıştır.

Ayrancı Nakliyat

Ayrancı evden eve nakliyat firması olarak bünyesinde kaliteli ve uygun fiyata nakliyat hizmeti vermeye devam ediyoruz. İstanbul’un bütün semtlerinde aktif nakliyat hizmeti veren firmamız özellikle Çankaya bölgesinde çok güzel işler başarmıştır. Bugün Çankaya halkı nakliyat konusunda en çok Ayrancı evden eve nakliyat firmasını tercih etmektedir.

 Ayrancı evden eve nakliye firması olarak popüler bir firma olmamızın birçok haklı gerekçeleri vardır. Bugün uygun fiyata bizim kadar kaliteli nakliyat hizmeti veren başka bir firma bulmanız mümkün değildir. Çünkü tüm ekipman ve çalışanları bünyesinde toplayan firmamız nakliyat maliyetlerini düşürerek müşterilere uygun fiyata nakliyat hizmeti sunmaktadır.

 Ayrancı evden eve nakliyat firması olarak büro ve iş yeri taşımacılığı, parça eşya taşımacılığı, şehir içi nakliyat, şehirler arası nakliyat, evden eve nakliyat gibi alanlarda hizmet vermektedir. Taşımacılık konusunda aradığınız uygun fiyat ve kaliteli hizmetse bizi tercih edebilirsiniz.

 Ayrancı Nakliyat sigortalı ambalajlı ve garantili taşımacılık hizmeti vermektedir. Bu yüzden şimdiye kadar hiçbir müşterimizi mağdur etmedik. Müşteri memnuniyet ilkesine göre hizmet veren firmamız bugün Ankara Çankaya bölgesinin en çok tanınan ve tercih edilen firması olmayı başarmıştır.